23 Eylül 2020 Çarşamba Saat:
06:55
13-02-2013
  

Salman Rüşdi ve şeytan Ayetleri

Salman Rüşdi hakkındaki verilen fetvayı sadece fetvayı veren kaldırabilir...

Facebook da Paylaş


 

 

Hazırlayan

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Salman Rüşdi, Urduca ve İngilizce konuşan Müslüman bir ailenin oğlu olarak 1947'de Bombay'da doğdu. 1961'de lise eğitimi için İngiltere'ye gönderilen Rüşdi'nin ailesi, 1964'te diğer Müslümanlarla birlikte zorunlu olarak Pakistan'a göç etti ve Karaçi'ye yerleşti.
 

1989'da yayınlanan şeytan Ayetleri kitabında, İslam peygamberi Hz. Muhammed'e (s.a.a) ithamda bulunduğu gerekçesiyle İslam dünyasından büyük tepkiler almıştı. Güney Afrika, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır, Somali, Bangladeş, Sudan, Malezya, Endonezya ve Katar'da kitabın yayınlanması yasaklandı.

 

 

çlüm Fetvası

 

 

14 şubat 1989'da İran lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni verdiği fetva ile Rüşdi'nin ölüm emrini sadır etmişti. Dünyanın birçok ülkesinde aleyhinde yapılan kitlesel gösteriler şubat 1989 gündemini oluşturmuştur.
 

Bunun takip eden yıllarda da çeşitli ülkelerde kitabın çevirmen ve yayıncı kuruluşlara yönelik saldırılar olmuştur.

 

 

Fetvayı sahibi kaldırabilir

 

 

1998'de İran ve İngiltere arasındaki ilişkilerinin düzeltilmesi aşamasında Salman Rüşdi hakkında verilen ölüm cezası kararından vazgeçilmesi talebine cevap olarak İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney 2005'te fetvayı sadece veren kişinin kaldıracağını, ancak bu kişinin yani Humeyni'nin 1989'da öldüğünü ifade etmişti.
 

 

Kraliçe Elizabeth koruması

 

 

İngiltere Kraliçesi, İslam dinine mensup bir milyar Müslüman'a hakaret edilen "şeytan Ayetleri" kitabının yazarı Salman Rüştü'ye "şövalye" unvanı vermişti.

 

İngiltere Kraliçesi, İngiltere'de devlet ve hükümet başkanlarını birlik sembolüdür ve parlamentoyu fesh etmek, parlamentoyu askıya almak, askeri ve aristokratik unvanlar vermek en önemli görevleri arasındadır.

 

Protestolar

 

 

İngiltere, 1988 yılında İslam karşıtı öğeler taşıyan "şeytan Ayetleri" kitabının yazarı Salman Rüşdi'yi himaye etmesinden dolayı birçok Müslüman'ın tepkisini toplamıştır.
 

Kraliçe II. Elizabeth, bu ilahi dinin inançlarına hakaret edildiğini göz önüne almaksızın ve kayda değer bir şey olmamasına rağmen 2007 Haziran ayında Salman Rüşdi'ye şövalye unvanı verdi.
 
İngiliz Krallığına farklı alanlarda hizmet eden sanatçılara, diplomatlara, gazetecilere verilen "sir" unvanı Kraliçe'nin doğum gününde verilir ve İngiltere'de "sir" unvanı alan kişi aristokratik olarak yüksek dereceye ve toplumsal olarak "üst sınıfa" yükselir.

 

İngiliz Saltanatı'nın kanatları altında "utanç verici" yaşamını sürdürmekte olan Hint asıllı Salman Rüşdi, "sir" unvanını aldıktan sonra İngiliz kraliyet ailesine teşekkür etmiş ve bundan dolayı büyük bir onur duyduğunu ifade etmişti.
 

Tarih her zaman göstermektedir ki; Britanya İslam karşıtı hareketler için çok fazla para harcamaktadır. İngiliz Hanedanlığı, İmam Humeyni'ni (r.a) hakkında mahkûmiyet kararı verdiği bu kitabın yazarının bilinmeyen bir yerde muhafaza edilmesi için yıllık 10 milyon pound harcamış ve İngiliz Veliaht Prensi Charles Salman Rüşdi'nin  Britanyalı vergi mükellefleri için pahalı bir külfet olduğunu belirtmiştir.
 

İngiliz Kraliyet Edebiyat Topluluğu üyesi olan, Doğulular ve Müslümanlar aleyhine "neo-sömürgeci edebiyat akımı" üyeleri arasında sayılan Salman Rüşdi'nin "şeytan Ayetleri" onun beşinci kitabıdır ve 547 sayfalık bu kitap 1988 yılında Siyonist Viking Press tarafından basılmıştır.

 

Salman Rüşdi'nin öldürülmesi hakkındaki fetvanın ardından birçok Müslüman, özellikle Pakistan'daki Müslümanlar Ayetullah Humeyni'nin fetvasını destekleyen gösteriler yaparken Amerika ve Avrupalı devletler bu fetvayı kınadılar ve tam da bu konjonktürde Avrupa'da eğitim görmekte olan birçok İranlı öğrenci okudukları ülkelerden çıkarıldılar.
 
Birçok Müslüman İngiliz Hanedanlığı'nın bu eylem ile milyonlarca Müslüman'ın ve mezhep takipçisinin hassasiyetini dikkate almadığını düşünürken birçokları da İngiliz Kraliçesinin bu gelişigüzel ve alelacele eyleminin Müslümanları daha çok birleştirdiğine inanmaktadırlar.

 

Bu olaydan sonra İngiltere'deki azınlık mezheplerinin liderleri ve mezhep takipçileri, İngiltere Kraliçesi'nden Salman Rüşdi'nin “sir” unvanını geri almasını ve İngiltere'den gönderilmesini istediler.

 

İngiltere Kraliçe'sinin bu eyleminden birkaç ay sonra Bradford'da ve daha sonra Londra'da yaşayan Müslümanlar ve binlerce Pakistanlı, İngiliz Kültür Merkezi karşısında Salman Rüşdi aleyhine protestolar yaptılar.

 

Bugün halen, neden Kraliçe Elizabeth'in menfur ve onaylanmayacak bu hareketi desteklediği ve bütün Müslümanların serzenişine sebep olan bu kişiye neden şövalye unvanı verdiği tartışma ve araştırma konusudur. Gerçekte bunun yapılmasında hiçbir akli ve ameli kaynak olmadığından bu siyasi bir hareket olarak nitelendirilebilir. çünkü İngilizler her zaman Amerika'nın İslam karşıtı politikalarını izlemekte ve her zaman siyasi ve ekonomik menfaatleri peşinde koşmaktadırlar.
 

 

Tepkiler

 


Tahran Cuma hatiplerinden Ahmet Hatemi, Tahran çniversitesinde kılınan cuma namazında verdiği hutbede, İslam dünyasında tepkiyle karşılanan ''şeytan Ayetleri'' kitabının yazarına ''Sir'' (Sör) unvanı verilmesine değinmiş ve ''bunun bütün Müslümanları incittiğini'' söylemişti.

 

Hatemi, Ayetullah Humeyni'nin Rüşdi hakkında ölüm fetvası verdiğini hatırlarak, ''İmamın bu fetvası hala geçerli olduğunu ve asla değişmeyeceğini" ifade etmişti.

 

İngiltere Kraliçesinin doğum günü dolayısıyla ''şövalye unvanı'' verilenler arasında Salman Rüşdi'nin de yer almasına tepki gösteren İran, İngiltere'nin Tahran'daki büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırarak bu hareketi protesto etmişti.

 

İran'a göre, karar İngiliz hükümetinin İslam'a karşı mücadelesinin açık bir örneğiydi. Daha önce İngiliz büyükelçiyle görüşen İran Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa işlerinden sorumlu yetkilisi İbrahim Rahimpur, kararın bir buçuk milyar Müslüman'ı ve diğer dinlere bağlı insanları derinden incittiğini söylemişti.

 

İbrahim Rahimpur "Tahran'ın, bu hareketin yaratacağı ortamdan İngiliz hükümeti ve Kraliçe'yi sorumlu tutacağını'' da vurgulamıştı.

 

İngiltere ise Salman Rüşdi'ye şövalyelik unvanı verilmesinin İslam'a hakaret niyeti taşıdığı suçlamalarını reddediyor.

 

Pakistan Din İşler Bakanı İcazü'l Hak, Parlamento oturumda, "Bu gibi adımların terörün temelini oluşturduğunu" söylemişti.

 

Pakistan parlamentosu, İngiltere'nin Salman Rüşdi'ye 'şövalyelik' unvanı vermesini oybirliğiyle kınamış ve yazara bu nişanın sunulmasından vazgeçilmesini istemişti.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler