24 Kasım 2020 Salı Saat:
00:36
08-10-2020
  

Maneviyatı Güçlendirmenin Temelleri

(Allah) kitapta size şu hükmü indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde başka bir konuya dalmadıkça onlarla oturmayın..

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

Çeşitli zamansal, mekânsal ve sosyal koşulların insan üzerinde farklı etkileri olacağı gerçeğinden yola çıkarak şunu söylüyoruz: İnsanda istenen durumları oluşturmak için onun sözü geçen koşullarla ilişkilerini değiştirmemiz gerekir[1]. “Durum değiştirme yöntemiyle” insanda istenen halet ve davranışları oluşturmak amacıyla onun zamansal, mekânsal ve sosyal durumlarla olan irtibatlarını değiştirmekteyiz. Cinsel sapkınlıkları engelleme konusunda bu yöntemden aşağıdaki şekillerde yararlanılabilir:

 

Günah Meclisini Terk Etmek

 

Günah meclisinde bulunmak, insanda beğenilen değişimlerin oluşumuna engel olup onun çeşitli ahlaki çöküşlere duçar olmasının önünü açar. Günahkârlarla düşüp-kalkmak ve günah meclisinde bulunmak, insanların kalplerine etki eder ve günahı onların nazarında basitleştirir; netice olarak da günaha düşme tehlikesini artırır. Binaenaleyh insanda istenen değişimlerin oluşması ve ahlaki çöküş zemininin ortadan kalkması için günah meclisi terk edilmelidir ama söz konusu meclisin ortamı günah ortamı olmaktan çıkarsa bu durumda orada bulunmanın da bir sakıncası kalmaz. Fakat günahkârların meclisinde bulunmak kişiyi münafıklardan sayılmasına ve cehennemde kâfirlerle aynı yeri paylaşmasına sebep olur[2].

 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

 

وَ قَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فىِ الْكِتَابِ أَنْ إِذَا سمَعْتُمْ ءَايَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بهِ وَ يُسْتهَزَأُ بهِ فَلَا تَقْعُدُواْ مَعَهُمْ حَتىَ‏ يخَوضُواْ فىِ حَدِيثٍ غَيرْهِ إِنَّكمُ‏ْ إِذًا مِّثْلُهُمْ إِنَّ اللّٰهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَ الْكَافِرِينَ فىِ جَهَنَّمَ جَمِيعًا

 

“(Allah) kitapta size şu hükmü indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde başka bir konuya dalmadıkça onlarla oturmayın; aksi takdirde siz de onlar gibi olursunuz. Allah, münafıkların ve kâfirlerin tümünü cehennemde bir araya toplayacaktır."[3]

 

وَ إِذَا رَأَيْتَ الَّذِينَ يخَوضُونَ فىِ ءَايَاتِنَا فَأَعْرِضْ عَنهْمْ حَتىَ‏ يخَوضُواْ فىِ حَدِيثٍ غَيرْهِ وَ إِمَّا يُنسِيَنَّكَ الشَّيْطَنُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرَى‏ مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

 

“Ayetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğünde, başka bir sohbete dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Eğer Şeytan (bunu) sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık zalimler topluluğuyla oturma."[4]

 

Namahremle Halvet Etmekten Kaçınmak

 

Namahremle halvet etmek ahlaki sapkınlığa zemin oluşturduğu için Allah dostlarının siretinde bundan şiddetle kaçındıklarını görmekteyiz. Hz. Yusuf (a.s), kendisini Züleyha’nın tuzağının karşısında görünce kendisini günah ortamından uzaklaştırmak için hızla kaçmaya başladı. Kur’an-ı Kerim bu konuda şöyle buyurmuştur:

 

 و استبقا الباب

 

"İkisi de kapıya koştular."[5]

 

Namahremle halvet etmenin günah ortamı oluşturmada etkisi o kadar fazla ki Allah Resulü (s.a.a) üçüncü kişinin şeytan olacağını şu hadisinde beyan buyurmuştur:

 

لَا يَخْلُوَنَ‏ رَجُلٌ‏ بِامْرَأَةٍ فَمَا مِنْ رَجُلٍ خَلَا بِامْرَأَةٍ إِلَّا كَانَ الشَّيْطَانُ ثَالِثَهُمَا

 

“Hiçbir erkek namahrem bir kadınla tenha bir yerde kalmamıştır ki onların üçüncüsü şeytan olmasın."[6]

 

Uygun Duruma Geçmek

 

Bazı uygunsuz durumlar şehvetin tahrik olmasına zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla uygun duruma geçmek bu tür tahriklerin zeminini ortadan kaldırabilir. Mesela Emirü’l-Müminin (a.s), bir konuşmasında Irak halkına şu şekilde serzenişte bulunuyor:

 

يا أَهْلَ الْعِرَاقِ نُبِّئْتُ أَنَّ نِسَاءَكُمْ يُدَافِعْنَ الرِّجَالَ فِي الطَّرِيقِ أَ مَا تَسْتَحُونَ

 

“Ey Irak halkı! Duyduğuma göre kadınlarınız yollarda erkeklerle itişerek yürüyorlar; hiç utanmıyor musunuz?"[7]

 

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Musa’nın (a.s), Hz. Şuayb’in (a.s) kızları ile karşılaşmasına işaret edilmiştir. Koyunlarına kuyudan su çekmek isteyen kızlar namahrem erkeklerle karışmamak için biraz uzakta durmuşlardı.

 

وَ لَمَّا وَرَدَ مَاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ أُمَّةً مِّنَ النَّاسِ يَسْقُونَ وَ وَجَدَ مِن دُونِهِمُ امْرَأَتَينْ‏ِ تَذُودَانِ قَالَ مَا خَطْبُكُمَا قَالَتَا لَا نَسْقِى حَتىَ‏ يُصْدِرَ الرِّعَاءُ وَ أَبُونَا شَيْخٌ كَبِير

 

“(Musa) Medyen suyuna varınca, orada (hayvanlarını) sulayan bir grup insan gördü. Ve onların ötesinde (kuyuya yaklaşmayıp hayvanlarını) kollayan iki kadın gördü. Onlara, “Ne yapmak istiyorsunuz (neden koyunlarınıza su vermiyorsunuz)?” dedi. Onlar, “Çobanlar hayvanlarını çekmedikçe biz (koyunlarımızı) sulayamayız. Babamız da çok yaşlıdır (ve bu işi yapacak güçte değildir).” dediler."[8]

 

Uygun durumda bulunma konusunu bu kıssanın devamında görmekteyiz. Kızlardan bir gelip Musa’yı babasının yanına davet ettiğinde yolu göstermek için onun önüne geçti. Fakat Musa (a.s) kızdan arkaya geçmesini ve işaretle kendisine yolu göstermesini istedi.[9]

 

Açıklamalardan şunu anlıyoruz ki örneğin okula gidiş-gelişte doğru bir yöntemin izlenmesi ve sınıfta uygun bir yere oturulması gibi hususlar cinsel dürtüyü dizginlemede etkili rol ifa edebilir.

 

 

 

 


[1]     Nigahi Dubare be Terbiyeti İslamî, Hüsrev Bagıri, s. 99.

[2]     Revişi Terbiyetiyi Teğyir-i Mevkiiyyet der Kur’an-ı Kerim, Tahire Sadat Enari, s. 61.

[3]     Nisa, 140.

[4]     Enam, 68.

[5]     Yusuf, 25.

[6]     Deaimu’l-İslam, Numan b. Muhammed Temimi Mağribi, c. 2, s. 214.

[7]     Mişkatu’l-Envar, Ali b. Hasan Tabersi, Tercüme-i Azizullah Utaridi, s. 221.

[8]     Kasas, 23.

[9]     Kemalu’d-Din ve Temamu’n-Nime, c. 1, s. 151.

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler