20 Ekim 2018 Cumartesi Saat:
00:57
02-08-2018
  

Kutsala Yolculuk: Hac

Müminler Lebbeyk diyerek yani 'Buyur Allahım buyur, emrine geldim Allah’ım!’ diyerek adeta mahşerin provasını yapmaktadır.

Facebook da Paylaş

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Tarihte bilinen en eski organize tur olarak kabul edilen, Hac ibadetini yerine getirmek için 164 ülkeden iki milyonu aşkın kişi kutsal topraklar olan Mekke ve Medine'ye gitti.

 

İslam Dininin temellerinden birisi Hac ibadetidir. Akıl ve beden sağlığı yerinde olan, ergenlik çağına gelmiş, hür ve gücü yeten her Müslümanın ömründe bir defa hacca gitmesi farzdır. Yüce Rabbimiz: “Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.”[1] buyurmuş ve Peygamber Efendimiz de: “Ey insanlar! Allah (c.c.) haccı üzerinize farz kıldı, öyleyse haccediniz.” diye buyurarak haccın farz olduğunu beyan etmişlerdir.

 

Hac ibadeti: “Mekke şehrindeki Kâbe’yi ve civarındaki kutsal sayılan özel yerleri, özel vakit içinde usulüne uygun olarak ziyaret etmek ve yapılması gereken diğer görevleri yerine getirmek” demektir.

 

Müminlerin bütün davranışlarında temel hedefi Allah’ın rızasını kazanmaktır. Bizleri bu hedefe ulaştıracak olan en önemli ibadetlerden biri de; namazdan tavafa, zikirden tefekküre kadar bütün kulluk vazifelerini ve ibadet şekillerini kendisinde toplamış olan Hac ibadetidir.

 

Hac ibadeti, çok yönlü bir ibadettir. Malî ve bedenî bir ibadet olmanın yanında, maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî, ferdî ve ictimaî birçok boyutları vardır. Dünya coğrafyasının her bir köşesinde yaşayan; renkleri, dilleri, ırkları, örf ve adetleri farklı olan milyonlarca Müslüman, Hac ibadeti sayesinde bir araya gelmektedir.

 

Tevhid inancına sahip olmanın ve birlikte ibadet etmenin mutluluğunu yaşamakta; böylece ümmet olma şuuruna ermektedirler. Bu haliyle Hac ibadeti, küllî bir teslimiyetin ifadesidir.

 

Hac ibadetinde manevi duygular en üst seviyeye ulaşır. Bütün Müslümanlar hep bir ağızdan tekbirlerle, Yüce Allah’tan hem kendileri için af ve mağfiret dilemekte, hem de Kâbe’yi tavaf ederken, Arafat’ta vakfe yaparken, kendileri, aile fertleri, ülkesi ve tüm Müslümanlar için gönülden dua etmektedirler.

 

Hac, bir Müslümanın, malını ve canını Allah rızası için her an fedaya hazır olduğunu gösteren en güzel kulluk ifadesidir. Günlük giysiler ve dünyevi düşüncelerden sıyrılarak ihrama giren mü’minler, dillerde lahuti bir ses, ‘Lebbeyk Allahumme lebbeyk, lebbeyke la şerike leke lebbeyk’ ‘Buyur Allahım buyur, emrine geldim Allah’ım!’ diyerek adeta mahşerin provasını yapmakta, dünyanın, malın ve mülkün, makam ve mevki’nin geçici olduğunu, ahirete sadece bu dünyadaki amelleriyle gideceğini bu kutsal mekânlarda yaşayarak hissetmektedir.

 


[1] Al-i İmran/97

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler