25 Kasım 2020 Çarşamba Saat:
00:43
19-03-2020
  

Kaza Orucu Hükümleri

Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaneî'nin fetvaları baz alınarak hazırlanmıştır.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

Üzerinde kaza orucu bulunan kimsenin tuttuğu müstahap/sünnet oruç geçersizdir.

 

* Bir veya birkaç gün koma hâlinde baygın yatan ve bu nedenle de oruç tutamayan kimsenin tutmadığı günlerin orucunu kaza etmesi gerekmez.

 

Sarhoşluk yüzünden oruç tutamayan, örneğin sarhoş olduğu için oruca niyet edemeyen kimse gün boyu orucu bozan şeyleri yapmasa bile tutmadığı günün orucunu kaza etmelidir.

 

Oruca niyet ettikten sonra sarhoş olan ve özelikle aklı devre dışı bırakan aşırı sarhoşluklarda günün tamamını veya bir kısmını o hâlde geçiren kimse farz ihtiyat gereği o günü kaza etmelidir.

 

İki önceki meselede sarhoş edici maddeyi kullanmanın haram oluşu durumuyla hastalık veya konuya cahil olma sonucu helal oluşu durumu arasında fark yoktur.

 

Aybaşı hâllerinde olmaları veya doğum yapmaları nedeniyle oruç tutamayan kadınların Ramazan ayından sonra o günleri kaza etmeleri gerekir.

 

Herhangi bir mazeretten dolayı Ramazan ayının birkaç gününü oruç tutmayan kimse, daha sonra tutmadığı günlerin sayısında şüpheye düşer ve kaç gün oruç tutmadığını hatırlamazsa; mesela Ramazan ayının 25. gününde mi yoksa 26. gününde mi yolculuğa çıktığını, dolayısıyla da 5 gün mü yoksa 6 gün mü oruç tutmadığını bilmezse, az olan miktarı kaza etmekle yetinebilir. Ancak mazeretin (yolculuk gibi) başladığı günü bilir de ne zaman bittiğini tam olarak bilmezse; mesela ayın 5. gününde yolculuğa çıktığını bilir, ama 10. günün gece- sinde (dokuzu ona bağlayan gece) mi yoksa 11. günün gece- sinde (onu on bire bağlayan gece) mi yolculuktan döndüğü- nü, dolayısıyla da 5 gün mü yoksa 6 gün mü oruç tutmadığını bilmezse, farz ihtiyat gereği fazla olan miktarı kaza etmelidir.

 

Birkaç Ramazan ayına ait kaza orucu olan kimse, istediği ayın orucunu önce kaza edebilir. Ancak son Ramazan ayının kazasının vakti dar olursa; mesela son Ramazan ayına ait beş gün kazası olur ve yeni Ramazan ayına da beş gün bir süre kalmışsa, farz ihtiyat gereği son Ramazana ait oruçları kaza etmelidir.

 

Ramazan ayına ait kaza orucunu tutmakta olan kimse, kaza için vaktin geniş olması durumunda öğleden önce orucunu bozabilir. Ancak öğleden sonra bozması caiz değildir.

 

Hastalık nedeniyle Ramazan ayında oruç tutamayan ve bu hastalığı bir sonraki Ramazan ayına kadar devam eden kimsenin, tutmadığı günlerin orucunu kaza etmesi farz değildir. Ama eğer hastalık dışında (örneğin yolculuk gibi) başka bir sebepten dolayı Ramazan orucunu tutamaz ve bu mazereti de bir sonraki Ramazan ayına kadar devam ederse, Ramazan ayından sonra tutmadığı günlerin orucunu kaza etmelidir. Aynı şekilde hastalık yüzünden Ramazan ayında oruç tutamaz ve sonra da iyileşir, fakat yolculuk gibi başka bir mazeretin ortaya çıkmasıyla oruçlarının kazasını yerine getiremezse, daha sonraları kazaya kalan oruçları tutması gerekir.

 

Sırf zayıflık ve güçsüzlük nedeniyle oruç tutmaktan ve kazasını yerine getirmekten aciz olmak, orucun kazasının gerekliliğine dair hükmün ortadan kalkmasına sebep olmaz. Buna göre henüz mükellef olmuş/bulûğ çağına ermiş bir kız çocuğu bünyesinin zayıf oluşundan dolayı oruç tutamaz ve de bir sonraki Ramazan ayına kadar da bu oruçları kaza etmeye güç yetiremezse, tutamadığı oruçları daha sonra kaza etmelidir. Aynı şekilde birkaç yıl oruç tutmayan kimse tövbe edip Allah'a döner ve tutmadığı oruçları telefi etmeye karar verirse, tutmadığı oruçların hepsinin kazası üzerine farzdır. Bunları tutmaya güç yetirmese bile kaza yükümlülüğü üzerinden kalkmaz.

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler