24 Haziran 2019 Pazartesi Saat:
19:17

İpleri Yeşil İpekten

16-02-2019 21:09


 

 

 

 

 

  

 

Kanatlarını nazikçe açıp kapatan yüzlerce kelebek yüzümü sarmış gibi..

 

Ateş böceklerinin ışık ışık süslediği hicabım..

 

Ayakkabılarım beyaz kenarlı mor leylaktan..

 

Deniz kabuklarından bir salıncak, ipleri yeşil ipekten...

 

Boşlukta süzülürken kulaklarıma dokunan bu sesten dinlesem ya kurtuluşu..

 

Dedim: Hadi anlatıver bana, gökyüzü nasıl durur ayakta? 

 

Dedi: Gök yetimlerindir onlar tutar ayakta..

 

Dedim: İnsanların aç, susuz kalmadığı, savaşların olmadığı bir yer var mıdır? 

 

Bir yastık var mıdır, başımı koyayım?

 

Dedi: Uyuyamıyor musun?

 

Dedim:  Bebekler açlıktan ağlarken nasıldır rahat uyumak?  

 

Dedi: Dostun cemaline var.. 

 

Dedim: Dost nerede?

 

Dedi: Bunu sormadığın yerde..

 

Arıyorum..

 

Düşe kalka..

 

Bata çıka...

 

Dost sen neredesin?

 

Sen ben de misin?

 

Her yere baktım, bulamadım..

 

İçim de misin?

 

İçimde değilsen, dışımda beni saran mısın?

 

Dost neredesin?

 

Rüyalarda mısın? 

 

Yoksa gönül bahçem senin de, ondan mı bu dikensiz güller.. 

 

Dilim mi dönmüyor çağırmaya? 

 

Sesim mi duyulmuyor?

 

Dost!

 

Gelmezsen, 

 

Düşerim salıncaktan, çamur olur eteklerim.. 

 

Ayakkabılarım solar.

 

Güller çizdiğim duvarı yağmurlar yıkar..

 

Şehla bakan yetim gözlere, daha fazla dayanamaz gökyüzü..

 

Yıkılır.. 

 

Gel, ne olur gel.. 

 

Gel de kurut bu çağın vebasını..

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !