19 Nisan 2019 Cuma Saat:
20:01
30-01-2019
  

İnsanlarla Oturup Kalkmanın Adabı

Şayet kavga etmek zorunda kalırsan bu halde iken vakarını korumaya çalış, cahilce davranışlardan sakın, aceleci olma...

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Bu bölüm, Ehlibeyt’ten (a.s) elimize ulaşan hadislerde ve hekimlerin kelamında insanlarla oturup kalkmakla ilgili kısa ve öz bilgiler hakkındadır.

 

İnsanlarla birlikte iyi bir şekilde yaşamak istiyorsan kendini küçük düşürmeden ve hiç kimseden korkmadan dostuna ve düşmanına karşı rızalarını kazanacak güzel bir şekilde davran.

 

Kibirlenmeksizin vakarlı olmaya çalış ve kendini küçük düşürmeden mütevazı olmaya çalış.

 

Bütün işlerinde orta yolu bulmaya çalış; zira aşırıya gitmek veya geride kalmak kötüdür.

 

Yürürken omuzlarına dönüp bakma, etrafına bakakalma, birileriyle karşılaşırsan başlarına dikilip kalma, onlarla birlikte oturmaya karar verirsen dizlerini göğsüne yaslayarak oturma.

 

Diğer insanlarla birlikte iken parmaklarını birbirine geçirme, sakalınla veya yüzüğünle oynama, dişlerinin arasını temizleme, burnunu kurcalama, sık sık tükürme, yüzüne konan sineği kovma, insanların yüzüne karşı esneyip gerinme ve diğer benzer işlerden kaçın.

 

İnsanlarla oturduğunda sessiz olmaya, konuşurken düzgün ve güzel bir şekilde konuşmaya çalış, birisi güzel bir şey söylediğinde ise aşırı bir şaşkınlık ifadesi göstermeden onu dinle ve sözünü tekrarlamasını isteme.

 

Fıkra ve hikâye söylemekten uzak dur; evlatlarına, şiirlerine, yazdıklarına ve sana ait olan diğer şeylere duyduğun sevgiden bahsetme.

 

Kadınlar gibi süslenme, köleler gibi bakımsız kalma; isteklerinde çok ısrarcı olma ve hiç kimseyi haksızlık yönünde cesaretlendirme.

 

Sahip olduğun mal varlığının miktarını çoluk çocuğuna bile söyleme. Zira mal varlığını az bulurlarsa onların gözünde küçülürsün, çok bulurlarsa onların beklentilerini karşılayamazsın. Çoluk çocuğuna karşı sevgi çerçevesinde ciddi olmaya çalış ve zaaf göstermeden onları sevgiyle kucakla.

 

Şayet kavga etmek zorunda kalırsan bu halde iken vakarını korumaya çalış, cahilce davranışlardan sakın, aceleci olma, delil ve kanıtlarını iyice gözden geçir, sık sık elinle işaret etme ve sık sık arkana dönüp bakma.

 

Dizinin üzerinde yürüme, sinirin yatışmadan önce konuşma, bir hükümdar sana yaklaşmak isterse ondan gelebilecek zararlardan uzak kalacak kadar ona yaklaş, sana bir hediye verirse bu hediyeyi alırken senin aleyhinde yapabileceklerinden gafil olma, bir çocuk gibi onu idare etmeğe çalış, sevdiği şeyleri ona söyle, sana olan sevgisi seni çoluk çocuğu veya ordusuna yaklaşmaya cesaretlendirmesin, o seni bu yönde ehil görse de sen bunu yapma. Zira çoluk çocuğuyla ilgili yaptığın bir hatayı bile affetmeyecektir.

 

İyi günün dostu olan insanlardan uzak dur. Zira bu insan senin en tehlikeli düşmanındır.

 

Malını şerefinden üstün tutma. Bir grup insanın yanına gittiğinde edep gereği ilk önce selam söylemeli, senden önce gelenin önüne geçmemeli, tevazu yönüyle uygun olan ilk yere oturup yanındaki kişilere selam vermelisin. İnsanların gelip gittiği yolda oturmamalı, oturduktan sonra edep gereği gözünü önünde tutup etrafa bakmamalısın.

 

Her zaman haksızlığa uğrayanların yanında ol, senden yardım isteyenlerin yardımına koş, düşkün insanların elinden tut, yanlış yolda olanları doğruya yönlendir, sana selam verenlerin selamını cevapla, sana el açanları eli boş geri çevrime, insanları iyiliğe yönlendir ve kötülüklerden uzak durmaları için elinden geleni yap, kıbleye doğru veya sağ tarafına doğru tükürme, tükürmen gerekirse sol tarafına veya ayağının altına doğru tükür.

 

Hükümdarlarla oturup kalkma. Şayet bunu yapmak zorunda olursan kimsenin arkasında konuşma, yalan söyleme, kimsenin sırrını açma, sık sık bir şeyler isteyerek kendini küçük düşürme, düzgün bir şekilde konuşmaya çalış, hükümdarların yapısına uygun bir şekilde konuş, onlarla şakalaşma ve onlara yakın görünmeğe çalışsan da kalben onlardan uzak dur, olabildiğince onlardan uzak durmaya çalış ve yemekten sonra onların yanında geğirme veya dişlerinin arasını temizleme.

 

Hükümdarlar ise, sırları açığa vurmak, insanlara zarar vermek ve ailesine haksız yere el uzatmak dışındaki davranışlar karşısında soğukkanlılıklarını korumalıdırlar.

 

Normal halkla oturup kalkmamaya çalış, bunu yapsan da onların konuşmalarına dalıp kalma, söyledikleri boş sözlere kulak verme, kullandıkları kötü kelimeleri duymamış gibi yap ve onlara ihtiyaç duysan bile sık sık onlarla görüşmemeğe çalış.

 

Akıllı, ferasetli veya aptal insanlarla şakalaşma. Zira akıllı olanlar sana kin tutarlar; aptal olanlar ise sana karşı pervasızlaşırlar. Zira şakalaşmak kişinin saygınlığını düşürür, itibarını zedeler, kin oluşmasına zemin hazırlar, arkadaşlığın tadını kaçırır, bilgin insanların nezdinde insanın küçük düşmesine sebep olur ve takvalı insanların hoşlanmadığı bir davranıştır. Şakalaşmak insanın kalbini öldürür, Rabbinden uzaklaştırır, gaflet için zemin hazırlar ve kişinin küçük düşmesine sebep olur. Şakalaşmak insanların kalbini karartıp düşüncelerini zayıf düşürür, kusurlarını çoğaltır ve günahlarını açığa çıkarır.

 

“Şakalaşmak ancak aptallık veya boşluk belirtisidir” diyen ne güzel bir söz söylemiştir. Şakalaşan kişi oradan ayrılmadan önce Allah’ı anıp ardından ayrılmalıdır.

 

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: Çok şaka yapılan bir ortamda bulunan kişi oradan ayrılmadan önce “subhanekellâhumme ve bihamdike eşhedu en lâ ilâhe illâ ente esteğfiruke ve etûbu ileyk”[1]derse orada yapılan tüm günahlardan arınarak orayı terk edecektir.

 


[1]     Anlamı: Allah’ım sen bütün eksikliklerden berisin, sana hamd ediyorum, senden başka ilah olmadığına tanıklık ederim, senden af diliyorum ve sana tövbe ediyorum. “سبحانک اللهم و بحمدک اشهد ان لا اله الا انت استغفرک و اتوب الیک

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler