21 Ağustos 2019 Çarşamba Saat:
03:35
15-03-2014
  

Hz. Fatıma (s.a) Kimdir?

Tarihte onun annesi gibi bir anneden hiçbir zaman söz edilmemiştir...

Facebook da Paylaş

 

Ehlader Araştırma Bölümü
 

• Hz. Fatıma (s.a), Hz. Muhammed b. Abdullah'ın (s.a.a) ve Hatice bint-i Huveylid'in (r.a) kızıdır.
 

Tarihin tanık olduğu en şerefli anne-babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Tarihte hiç kimse onun babası gibi, bir kaç yıl içinde, tarihin seyrini değiştirecek, insanlığı değişik alanlarda harekete geçirecek, ileri götürecek etkinlikler gösterememiş, bu denli müthiş eserler bırakamamıştır.


Tarihte onun annesi gibi bir anneden hiçbir zaman söz edilmemiştir. Onun annesi bütün varlığını, kendisine sunduğu hidayet ve nura karşılık yüce eşi ve hikmet esaslı ilkeleri uğruna feda etmiştir.


• İşte bu büyük anne ve babanın gölgesinde Fatıma Betül yetişti. Omuzlarında peygamberlik yükünü taşıyan, bu kutsal emaneti hedefine ulaştırmak için dağların tahammül edemediği işkencelere katlanan babasının şefkatinin her an hissedildiği bir evde büyüdü. Babası nereye yönelse, ne tarafa gitse Kureyş'in ve Kureyşlilerin kışkırttıkları ayak takımının ve kölelerin kendisini sürekli olarak gözettiklerini, taciz ettiklerini görüyordu.


Küçük yaşına rağmen Zehra (s.a) bütün bunları görüyordu. Annesiyle beraber, bu eziyetlerin babası üzerindeki etkisini hafifletmek için elinden geleni yapıyordu. O ağır eziyetleri gözlemledikçe yürek paralayıcı bir acı hissediyordu. İlk Müslümanların gördükleri baskı ve acıları kendisi de bizzat yaşıyordu.


• Hz. Zehra ilâhî risaletin tebliği sürecinin karşı karşıya kaldığı zorlukları, sıkıntıları daha çocukluğunun ilk günlerinden itibaren yaşadı. Babası ve annesiyle ve Haşim oğullarının diğer mensuplarıyla birlikte Ebu Talib Vadisi'nde sosyal ve ekonomik ablukaya tâbi tutulduğu sırada, henüz iki yaşındaydı.


Büyük zorluklarla geçen üç yıllık ablukanın kaldırılmasından sonra, şefkatli annesinin vefatı sınavıyla karşı karşıya kaldı. Babasının amcasının vefatıyla sarsıldı. O sırada, altı yaşına henüz girmişti.


Meşakkatlere katlanma, zorluklara karşı koyma ve büyük sıkıntılara tahammül etme hususunda babası için bir teselli kaynağıydı. Yalnızlığında babasına arkadaşlık ediyor, Kureyş azgınlarının ve zorbalarının rencide edici baskılarından dolayı hissettiği üzüntüyü paylaşıyordu.


Mübarek ömrünün sekizinci yılında, amcasının oğluyla ve diğer Fatımalar ile birlikte Medine'ye hicret etti. İmam Ali b. Ebu Talib (a.s) ile evleninceye kadar babası yüce Resul ile beraber yaşadı. Bundan sonra, Hz. Peygamber evinden sonra İslâm toplumunun en şerefli evinin temelleri de atılmış oldu. Bu ev, tertemiz nebevî sülalenin barınağı, bereketli Resul (s.a.a) soyunun cömert Kevser'i oldu.


• Hz. Zehra (s.a) ideal bir eşliğin ve yüce anneliğin en görkemli örneğini sergiledi. Hem de İslâm tarihinin en çetrefilli, en zorlu dönemlerinde. çyle bir zaman ki, İslâm, cahili bir çevrede ve kabileci geleneğin hüküm sürdüğü bir ortamda kalıcılık ve yücelik yolunu açmak amacındaydı. çünkü cahiliye toplumu ve kabileci ortamı, kadını insan olarak kabul etmiyor, kız çocuğunu bir utanç, bir ayıp olarak algılıyordu.


Bu nedenle Muhammedî risaletin kızı, eşsiz ilâhî kıyamın çocuğu olan Fatıma (a.s) gibi birisi bireysel, ailesel ve toplumsal yaşam tarzıyla, risalet kavramlarını ve değerlerini pratik olarak hayatında somutlaştıran pratik ve gerçek bir örnek sunmak durumundaydı.


Hz. Zehra (a.s) bütün insanlık dünyasına, bir kadın olarak insan-ı kâmil olduğunu, kadınlık doğasının böyle bir mükemmeliyete erişebileceğini, Allah'ın sınırsız kudretine ve akıllara durgunluk veren yaratıcılığına delâlet eden en büyük ayetlerden, en parlak kanıtlardan biri olabileceğini kanıtladı. çünkü Hz. Zehra'ya azametten büyük bir pay, görkemlilik ve ululuktan en geniş bir nasip bahşedilmişti.


• Zehra Betül'ün çocukları; cennet gençlerinin iki efendisi, iki büyük imam, Resulullah'ın oğulları Hasan ve Hüseyin, sabır ve direniş sembolü olan Hz. Zeynep ve çmmü Gülsüm'dür. Beşinci çocuğu Muhsin'i, babasının ölümünden sonra kaybetti. Muhsin, Hz. Zehra'nın babasının mesajını sapmalardan ve tahriflerden korumak uğruna verdiği mücadeleye armağan edilmiş ilk kurbandı.


• Hz. Zehra (a.s), en zor zamanlarda ve en kritik durumlarda babasının ve kocasının yanında yer aldı. Hz. Zehra, çabaları, cihadı ve açıklamaları ile Hz. Resul'ün (s.a.a), vefatından sonra İslâm'a yardımcı oldu. Nitekim Fatıma, babasının vefatından sonra verdiği acılarla dolu bir mücadelenin ardından Hz. Resul'ün Ehlibeyt ‘i arasında Hz. Peygambere kavuşan ilk isim oldu.


Hz. Fatıma (a.s) müşriklere karşı yapılan cihatta, münafıkların komplo ve plânlarının boşa çıkarılması amacına yönelik mücadelede aktif rol aldı. Zulmün karşısına dikildiği gibi, Müslüman kadınların eğitimi alanında da eşsiz bir örnek oldu.


Kahramanlığın, cihadın, sabrın, şehitliğin, fedakârlığın ve akideyi her türlü değerden üstün tutmanın gerçek bir sembolüydü. Bir insanın yükselebileceği, göz kamaştırıcı kemalin doruklarına çok kısa bir zaman diliminde, öncekilerin ve sonrakilerin ulularını geride bırakacak bir üstünlüğe erişti.
 

Selâm ona, doğduğu, şehit düştüğü gün ve selâm ona, bütün şeref ve yücelik özelliklerini ve onur süslerini üzerinde taşıyarak dirileceği gün...

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler