19 Eylül 2020 Cumartesi Saat:
21:45
18-01-2020
  

Hoş Geldin Züleyha! + FOTO

Hristiyan bir gencin Aziz İslam dini ile tanışması.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

(Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla)

 

 

“Ben şahitlik ederim ki; Allah’tan başka ibadet edilmeyi hak eden yoktur ve yine şahitlik ederim ki; Peygamber Muhammed (saa) O’nun elçisidir.”

 

İşte, Cilla kardeşimiz de bu sözlerle birlikte Yüce İslam dinini kabul etmiş ve adını Züleyha olarak değiştirmişti.

 

Batı’da ve özellikle de Avrupa’da İslamofobi almış başını giderken, Züleyha Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Süleyman ve Hz. İsa Mesih’in mirası olan, tüm peygamberleri tasdik ederek son din olan İslam’ı bizlere sunan Fahr-i Kainat Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (saa) izini takip etmeye karar vermişti.

 

Kişinin orantısız ve ölçüsüz olarak İslam dininden korku hissetmesi olarak adlandırılan İslamofobi, aslında insanın bilmediği bir şeye karşı mesafeli olmasından kaynaklanmaktaydı. Evet, İslam konusunda hiç bilgisi olmayan insan İslam’a mesafeli olabilir; ama bu İslamofobi değil, bilgisizliktir.

 

İşte, Züleyha bunu başarmış ve İslam aleyhine anlatılan tüm saçmalıklara aklı ve kalbiyle karşı çıkmıştı.

 

Aslında aynı Züleyha gibi okuyup, araştırıp İslam’ı öğrenen bir kimse İslam’la ilgili bir fobi olamayacağını da bilir. Kuran-ı Kerim’de yer alan 114 surenin 113’ünde rahmet ve rahim yani merhamet kavramları işlenir. İslam dininin Aziz Peygamberi Hz. Muhammed’in (saa) hayatına bakıldığında onun insanlara korku veren değil, merhamet ve güven veren bir rol model olduğu ortaya çıkar.

 

Katolik Hristiyan bir ailenin içerisinde İslam’ın nasıl yeşerdiğini okumak isteyenler bizce Züleyha’nın da hikâyesini okumalıdırlar.

 

  

 

Hollanda’da ikamet eden değerli Ehl-i Beyt âlimimiz Hüseyin Akay Hocanın vesilesi ile Müslüman olan Züleyha Hanım ile karşılıklı soru-cevapları aşağıda okuyabilirsiniz:

 

Soru Akay Hoca: Yüce İslam dinini seçmenize hangi sebep neden oldu?

 

Cevap Züleyha: İnanın bu öyle basit bir şekilde anlatılacak bir hal değil. İşin özünde ben kendi kalbimle çok konuşan birisiyim. Sanki iki samimi, arasından su sızmayan iki kadim dost gibi. O bana İslam’ın güzel ve doğru bir inanç, din ve yaşam tarzı olduğunu söyledi. Ben de tereddüt etmeden Müslüman olmaya karar verdim.

 

Soru: Müslümanların en çok sevdiğiniz ve etkilendiğiniz özellikleri nelerdir?

 

Cevap: Bu konuda birçok şeyi sıralayabilirim ama bunların başında oruç tutmaları, fakir ve yoksullara yardım etmeleri ve Mekke’ye gitmeleri geliyor.

 

Soru: İslam Peygamberi Hz. Muhammed’i (saa) neden seviyorsunuz?

 

Cevap: O, Allah tarafından gönderilen bir elçidir. Biz insanlara doğru olanları gösterdiği, öğrettiği ve gösterip öğrettiği gibi yaşadığı için seviyorum.

 

Soru: İslam Peygamberinden beğendiğin güzelliklerden bir örnek verebilir misin?

 

Cevap: Yaşadığımız bu topraklarda (Hollanda/Avrupa) aile içi ilişkiler ve saygı olağanüstü yozlaşmış durumda. Aslında bizlerin ve özellikle de gençlerin belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey sağlıklı bir aile ortamı. İslam Peygamberi aile yapısına oldukça önem vermiş; güzel aile kurmaya özen göstermiş ve çocuklara değer verip onları sevmiştir. İşte bu benim için çok önemliydi.

 

Soru: Müslümanları tarif edecek olursanız ne dersiniz?

 

Cevap: Ben Müslümanları temiz, sabırlı ve ahlaklı insanlar olarak biliyorum.

 

Soru: Müslüman olduğunuzda ilk olarak İslam’ın hangi emrini yerine getireceksiniz?

 

Cevap: İlk yapacağın şey namaz kılmak olacaktır. Yanı Allah’ımla konuşacağım. Ve bu bana güven verecek, beni çok mutlu edecek. Buna çok inanıyorum.

 

Soru: İslami seçtikten sonra, sonsuza dek İslam inancında kalacak ve sürdürecek misiniz?

 

Cevap: Elbette, Allah bana bu lütufta bulunduktan, hakikati bana gösterdikten sonra bu yoldan dönmem imkânsız. Asla Dönmem! Ve büyük bir onurla İslam’ı inancım olarak koruyacağım.

 

Soru: Peki, neden kendi inancını ve dini yaşantını terk ediyorsun?

 

Cevap: Ben Katolik bir anne-babanın çocuğuyum. Maalesef inançlarının onlara yıllardır manevi bir şey vermediğini görüyorum. Ben inanmadım ve inançsız yani Ateist olarak yaşadım. Ama daha sonra İnsanı değerli kılan şeyin inanç olduğunu kavradım ve o inancın da İslam olduğunu anladım.

 

Soru: Kur’an-ı Kerim ile tanıştınız mı?

 

Cevap: Evet, elimden geldiğince çok Kur’an okumaya çalışıyorum. Okudukça da daha çok seviyorum. Huzur buluyorum onda. En çokta Fatiha suresini; muhteşem bir sure o.  Fatiha’yı gözyaşlarıyla okuyorum. Sadece Allah’a sığınıyorum ve bana tarif edilmez bir umut ve inanılmaz bir güç veriyor.

 

Soru: İslam ülkelerinde yaşanan kaos ve savaşlar sizi korkutmuyor mu?

 

Cevap: Hayır, bu savaş Müslümanların savaşı değil ki; Amerika’nın çıkar savaşı. Ve elbet bir gün bu da bitecek. Müslüman kardeşlerim güven içinde olacaklar inşaallah.

 

 

 

 

Ehlader HABER

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler