26 Mayıs 2019 Pazar Saat:
12:39
29-03-2019
  

Güzel Bir Hikaye: Gaflet

Kur’an-ı Kerim ve hadisler sıklıkla nimetleri hatırlamamızı, hatırlatmamızı emrediyor.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Adamın birisi oturduğu evinden razı değil ve onu satıp yerine gönlüne göre bir ev almak istiyordu.
 
Arkadaşı olan bir emlakçının yanına gidip durumu anlattı ve evinin satılmasında kendisine yardımcı olmasını istedi.
 
Emlakçı arkadaşı adamın evine geldi ve evin durumu görüp inceledikten sonra evin özelliklerini içeren bir ilan hazırladı ve ev sahibinin onayını alması için ona okudu.
 
Şöyle yazmıştı bildiride:
 
“Büyük bir bahçe içerisinde güzel ve sakin bir ev; üç köşeli çatı; dağ manzaralı büyük bir teras, ferah odalar, büyük ağırlama salonu, yemek salonu, geniş mutfak; her açıdan uygun, özellikle çocuklu aileler için ideal bir ev!”
 
Ev sahibi ilanı duyduğunda şaşkın bir vaziyette “lütfen bir daha okur musun?!” dedi. Bir daha okudu. Ve adam emlakçıya dönerek “Arkadaşım, ev satılık değildir!!!” deyince adam şaşkına döndü ve şöyle dedi: “Peki, madem satmayacaktın, neden bana müracaat ettin arkadaş?”
 
Şu cevabı verdi: “Sen evi dışarıdan görüp değerlendirince ben daha yeni nasıl büyük bir nimete sahip olduğumu fark ettim!! Onun için satmaktan vazgeçtim. Zira anladım ki ben zaten ideal evime sahibim ama maalesef farkında değildim!”
 
Evet, birçoğumuz nice önemli ve büyük nimetlere, İlahi lütuflara sahibiz, ama maalesef farkında değiliz.
 
“Sağlığımız, evimiz, eşimiz, evlatlarımız, anne babalarımız, can dostlarımız, işimiz, hocalarımız, talebelerimiz, bunlardan daha önemlisi ömür sermayemiz,  aklımız, inancımız, sevgimiz, öğrenmemiz gerekenleri öğrenebilme imkanımız, amel etmemiz gerekenlere amel etme imkanımız ve ve..” 
 
İşte bu yüzden Kur’an ve hadisler sıklıkla nimetleri hatırlamamızı, hatırlatmamızı emrediyor. Zira hem onlardan gafil olmamamıza, kadrini bilip gerekli ve makul istifadeyi etmemize vesile olur; hem de o nimetleri vereni hatırlayarak kibir ve gurura kapılmaz, azmayız ve ona şükretmeyi bir görev olarak addederiz. Bunca nimetleri bize ricasız, minnetsiz, karşılıksız veren Kadir-i Mutlak’a daima kendimizi minnettar hisseder ve her hatırladığımızda ona karşı muhabbetimiz bir kat daha artar.
 
Ayrıca o nimetlerden mahrum olanları da hatırlayıp onlara karşı görevlerimizi yerine getirmeye gayret ederiz.
 
 
 
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler