19 Temmuz 2019 Cuma Saat:
05:06

Gerçek İmam Mehdi (as) Nasıl Tanınır?

29-04-2019 13:23


 

 

 

 

 

 
Tüm toplumların imtihanları, önderleri üzerinden gerçekleşmiştir. İlahi seçilmişlik ile toplumlara verilen önderlik makamı, o toplumun geleceğini belirleyen bir ibre olmuştur. O öndere ne kadar tabi olup olmadığı ile imtihan edilmiştir.
 
O halde bu zamanın önderi olan İmam Mehdi’ye nasıl davranıyoruz? 
 
Bu sorunun cevabına geçmeden önce ayet, hadis ve tarih sürecinden yararlanarak şunu görüyoruz. Hepimiz biliyoruz ki ilahi önderler sadece ahiret mutluluğunu vaad etmezler. Aynı zamanda yeryüzü düzenini de bize getirmişlerdir. Tüm Peygamberler ve vasileri, tekvini ve teşrii olan İlahi merama yani hidayete çağırırlar. Bu nedenle yüce Allah her toplum için bir hidayetçi göndermiştir.
 
 “…her kavim için bir hidayetçi vardır.” Rad/7
 
Bu zamanın önderi de tüm peygamberlerin ve vasilerinin hatemi, İmam Mehdi’dir (as). 
 
O Halde İmam Mehdi’yi (as) Nasıl Tanıyoruz?
 
1- İmam Mehdi, son peygamber Hz. Muhammed’in (saa) temsilcisidir. Onun şeriatının yürürlüğünün savunucusudur. 
 
Hz. Muhammed (saa) 40 yaşında, bi’setini yani peygamberliğini açıkladı.  O gün açıklamış olsa da önceden de o peygamberdi. İnsanların kendi aralarında yaşamasına rağmen, kendisi peygamber olduğunu biliyor, ancak insanlar onun peygamber olduğunu bilmiyorlardı.
 
O zamana kadar Hz. Muhammed onların arasında yaşadı. Kendini açıklamadığı halde onu fark edenler oldu.  Sıra dışı olayları gördükleri halde kabullenmeyenler oldu. Kimileri de ön bilgileri ile hemen kabul ettiler, kimileri de bildikleri halde inkâr ettiler.
 
1- Hanif dininde olanlar, tevhid ve risalete inandıkları için kendini açıklayan peygamberi hemen kabul ettiler. Hz. Hatice, Hz. Fatma binti Esed, Hz. Ebu Talip gibi…
 
2- Olağan üstü olayları okuyabilenler kabul etmeye hazır oldular.  Hz. Halime gibi…
 
3- Bazı kimselerden ön bilgisi olanlar, peygamberi kendi risaletini açıklamadan onu tanıdılar. Buhara gibi, Ehli kitap sahipleri gibi… 
 
Aynı durum imam Mehdi(as) için de söz konusudur. Hz. Muhammed(saa)’i bekleyenler gibi biz de İmam Mehdi’yi (as) bekliyoruz. Bu pencerelerden bakabilenler yine Hz. Mehdi’yi (as) tanıyabilirler.
 
1- Tevhid ve Risalet inancı olanlar, tevhid çizgisinin buraya kadar olmadığını bilirler. İnsanlık süreci devam ederken tevhid yolunun peygamberin şehadeti ile kapanmadığına inanırlar. Onun yolunu devam ettirecek gelecek ilahi önderleri beklerler. Risalet yolunu da buraya kadar düşünmezler. Dolayısıyla zamanımız olarak İmam Mehdi’yi (as) hazır beklerler. Bir zamanlar peygamberin müjdesini bekleyenler şimdi de İmam Mehdi’nin (as) müjdesini beklerler.
 
2- Önbilgi sahibi olanlar İmam Mehdi’yi (as) tanırlar.  Nasıl ki Ehl-i Kitap sahipleri ellerindeki ön bilgi ile peygamber peygamberliğini açıklamadan tanıdıkları gibi bizler de İmam Mehdi ile ilgili gelen tüm bilgilerin sahibi olmalıyız. 
 
“O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler.”  Bakara/146
 
3- Ayetlerdeki deliller, peygamberden gelen deliller ve tarih çizgisindeki mücadeleler… Bunlar da doğru ve samimi olarak okunduğu zaman İmam Mehdi (as) beklenilir.  
 
İmam Mehdi’yi (as) Tanıma Yolları
 
1- Şeceresini bilmek gerekir. Annesi, babası kimdir? Gelişigüzel herkes beklenen Mehdi olamaz. Anne Nergis hatundur, babası İmam Hasan Askeri’dir.
 
Anne Nergis, babası Hasan Askeri diye başka birisi de yalan iddia da bulunabilir. O halde imamın tüm şeceresini bilmek gerekir. Soy ağacı sadece birkaç nesil olarak düşünemeyiz. Onun Hz. Muhammed’e (saa) ve hatta Hz. İbrahim’e (as) ve hatta Hz. Âdem’e (as) kadar dayandığını bilmek gerek. 
 
Başka bir nesebe dayandığında bu kişi İmam Mehdi (as) olamaz. 
 
Yani imam Mehdi’nin (as) geçmişinde horasan güneşi imam Rıza vardır, Kerbela kahramanı imam Hüseyin vardır, yalnızlaştırılan imam Ali vardır, son dinin hatemi Resulullah vardır, kurban edilen İsmail (as) vardır, hanif olan ve birçok imtihanlardan geçen İbrahim (as) vardır… Tüm bunları algılamak gerekiyor… İmam Mehdi(as)’nin nerelerden süzülerek geldiği fark edilmelidir.
 
2- İmam Mehdi’nin (as) fiziki özelliklerini bilmek gerekir. Bu da önemlidir. İmam Mehdi diye kendini tanıtan birisi yalan söyleyebilir. Ancak fiziki özelliklerinden onu tanıyabiliriz. Örneğin yanağında ben var mı? Estetik olmaksızın. Bu “ben” bile bir delil olabilir.
 
Ya da sarışın biri kendini imam olarak tanıttığında, hemen bu kişinin yalancı olduğunu fark edebiliriz. Çünkü gerçek İmam Mehdi beyaz esmeridir.
 
Ya da sağ pazusunda İsra/81 ve Enam/115 ayetleri yazılı mı? Eğer yazılı değilse ya da başka bir ayet yazılı ise yine bu kişi İmam Mehdi olamaz.  Bu nedenle hadislerden bize iletilen İmam Mehdi’nin (as) tüm fiziki özelliklerini bilmeliyiz. Dünya ve ahiret kaderimizi değiştiren bu önderin özelliklerini bilmemiz, emin olunmalıdır ki kendi babamızı veya çocuğumuzu tanımaktan daha önemlidir.  
 
3- İmam Mehdi’nin (as) şahsiyet özellikleri bilinmelidir. Örneğin fiziki özellikleri aynı birisi kendisini imam diye tanıtıyor. Lakin esnemesi var. Hâlbuki Hz. Mehdi’nin (as) esnemesi yoktur.
 
Ya da imam Mehdi (as) çok takvalı ve cesurdur. Kendini tanıtan birisi çok takvalı değildir. Cesaret sorunu vardır ya da sabırlı değildir… Bu tür özellikler İmam Mehdi’nin (as) özellikleri değildir. Nasıl bir önderi beklediğimizi bilmek için,  İmam Mehdi’nin (as) tüm şahsiyet özellikleri de bilinmelidir. 
 
4- Onunla ilgili tüm rivayetler bilinmelidir. Buhara gibi elimizde bilgiler olduğunda biz onu tanırız. Rivayetleri sadece elde etmek değil, bunlara da emin olarak inanmak gerekir. Acaba İmam Mehdi (as) ile ilgili ne kadar rivayetlerden bilgi sahibiyiz. Yoksa bunları bilsek de olur, bilmesek de olur diye mi bakıyoruz. Hâlbuki bu haberler bizlerin önünde duran ilahi programlardır. Es geçmemiz buralarda başımıza gelecek imtihanlardan önce, sınıfta kalmayı kabullenmişiz demektir.
 
5- İmam Mehdi’yi (as) tanımanın yollarından birisi de onun hedefini görmek gerekir. İmam Mehdi’nin diğer özellikleri aynı olduğu halde hedefini görmüyor ve anlamıyorsak; yalancı mehdileri tanımadığımız gibi, gerçek Hz. Mehdi’yi de (as) görsek bile tanıyamayız. Çünkü hedefini göremeyen, onun hedefine doğru koşamaz, ona ortak olamaz.
 
Yani tevhidi anlamak istemeyen, Allah’ın rızasını önemsemeyen ve Allah’ın emirlerine teslim olmayan İmam Mehdi’nin (as) hedefini de göremez. İmam Mehdi (as), sıratı müstakimin son halkası, o yüce Allah’ın üzerimizdeki son projesidir. 
 
İmam Mehdi (as) hedefi çok iyi biliyor ve hidayetçidir. Onun yanında durabilen, hedefe koşabilir ve hidayet bulur. 
 
Yasin suresindeki salih kişinin, tüm halkın tepkisine rağmen elçiye cevabı önemlidir.
 
“O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
 
"Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
 
"Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
 
"Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
 
"Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
 
"Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni." Yasin/20-25
 
Eğer hidayetçi olarak Hz. Mehdi (as) görülmüyorsa onun özelliklerini, şeceresini, rivayetleri bilmesi de önemli değildir. Çünkü hedefi görmeyen ve o hedefi amaçlamayan, kendisini ona götüren öndere neden tutunsun ki… 
 
 “De ki, "Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?" Deki, "Allah, hak olan doğru yola hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi kendisine uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hükmediyorsunuz?" Yusuf/35
 
6- İmam Mehdi’nin (as) yol haritasını bilmek gerekir. Örneğin Kâbe de değil de başka yerde kendini açıklayan, gerçek Mehdi değildir. Kâbe’den kendini duyurması da önemlidir. Kâbe yeryüzünün kalbidir. Kâbe üzerinden her peygamber, vasileri ve onları takip edenler yüce Allah’a misakta bulunmuşlardır. Tüm inananların kıblesi Kâbe’dir. Kâbe, yüce Allah’ın şiarlarından, tevhidin sembolüdür. Bu yüzden İmam Mehdi ilk çağrısını Kâbe’den yaparak, kendisini bu İlahî çağrının sözcüsü olarak ifade eder. Kâbe’de ilk sözcüğü “Sizin için Bakiyetullah benim” der. 
 
“Böylece Biz sizi, insanlara şahid (ve örnek) olmanız için orta bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde bir şahid olsun. Senin üzerinde bulunduğun (yönü, Ka'be'yi) kıble yapmamız, elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin geri dönenlerden ayırt etmek içindir. Doğrusu (bu,) Allah'ın hidayete ilettiklerinin dışında kalanlar için büyük (bir yük)tür. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir, esirgeyendir.” Bakara/143
 
“... Elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin geriye dönenlerden ayırmak içindir….” Bu ifadeye dikkat edersek, peygamberin varisi olan imam Mehdi(as) ile yeniden insanlar bir imtihana girmektedirler.
 
İmam Mehdi’nin (as) Mekke’den sonra Medine’ye geçmesi yol güzergâhının ikinci durağıdır. Böylece Hz. Muhammed’e (saa) olan sadakat ve itaatini ifade ederek tüm insanlara hedef ve yolunu gösterir.  Onun kurduğu ve getirdiği dini, bir kez daha cahiliyye düzenini ayakları altına alarak haykırır. Bu yol güzergâhını bildiğimizde hem onun demek istediğini fark ederiz, hem de Mekke’ye ulaşamadığımız takdirde Medine’ye koşabiliriz. Bizi düşünme ve karar verme oyalayabilir. Güzergâhı bilmek bizim için bir avantaj olur. 
 
Yol güzergâhı Kûfe-Necef-Şam… 
 
Ancak ilk çağrıyı duymak için gözlerimiz hep Kâbe’de olmalı. Yine Medine’de, Kûfe’de, Necef’te...
 
Yani imam Mehdi’yi (as) beklerken gözlerin Tokyo, Moskova, New York gibi başka yerlere odaklanmamalıdır…
 
7- İmam Mehdi’nin (as) metotlarını bilmek gerek. Safında olanları görmek inananlara cesaret verir. Örneğin Deccal’in öldürüleceğine inanırsak, neden galip tarafta olmayalım diye düşünürüz.
 
Adalet ve rahmet üzere hükmetmesi insanlığa umut verir. Artık haksızlık son bulacaktır. Neden haklı olanlar yanında durmayalım.
 
Ya da imam Mehdi (as) çok cömerttir. Gerçek İmam Mehdi’den (as) soyut -somut ne istersek bize verir. Asla bizi geri çevirmez. O halde onun yanında olmak bizi daha çok mutlu eder.
 
İmam Mehdi verdiği emirden emindir. Asla kaygılı, gelişigüzel ve sonucu bilmeden emretmez. O halde neden onun emrinde olmayalım. 
 
Hangi açıdan bakarsak bakalım metotlarında asla bir sıkıntı yoktur. Elbette onu anlamak, tanımak ve yanında olmak insanı mutmain eder. Bu nedenle metotlarını şimdiden fark edip uygulamaya koymalıyız. Unutmamak gerekir ki gaybet imtihanında başarılı olamayanlar, zuhur zamanında da başarılı olamazlar. 
 
8- İmam Mehdi(as); elinde olan ilimler ile gerçek beklenen Mehdi’dir.  İlmi ayakta tutan ilahî hüccettir. Bu yüzden elinde ilim olmayan bir Mehdi düşünemeyiz. Gerçek Hz. Mehdi’nin (as)’nin elinde çok çeşitli ilimler vardır. Burada sadece bizim fark ettiğimizi dile getiriyoruz. Yoksa ilim şehrinin son kapısı olan İmam Mehdi’nin (as) elindeki ilmi tasavvur bile edemeyiz.
 
a- Peygamberlerden gelen temsili sembolleri görmek ve okumak gerekir. Örneğin Hz. Âdem’in sandığı derken hangi ilim kapısını görmek gerekir. Hz. Süleyman’ın yüzüğü derken görmemiz gereken sadece hatıra kalmış bir yüzük değildir. O yüzük bir semboldür. Yani İmam Mehdi de (as) Hz. Süleyman gibi rüzgâra hükmedecek, cinlere emir verecek, hayvanları yönetecek…
b-
Ya da Hz. Musa’nın (as) asası derken, onun sahip olduğu ilme ve mucizelere de sahip olacak… Bunlar gibi peygamberlerden kalan tüm miras ilimlere sahiptir. 
 
Tüm bu sembollerin arkasını görmemiz gerekir. Onun elindeki ilim ve kudreti fark etmemiz elzemdir. Yani onun elindeki ilim ve kudreti fark etmek gerekir.
 
c- Hz. Âdem’den başlayarak Hz. Muhammed’e kadar gelen bu ilmi miras tamamlanarak ve kemale erdirilerek geliyor. Hz. Muhammed’den (saa) sonra da diğer Ehl-i Beyt imamlar yoluyla bu miras İmam Mehdi’ye (as) ulaşıyor.
 
Örneğin Hz. Âdem’e inen suhuflar, Hz. İbrahim’e gelen suhuflar, Hz. Musa’ya gelen Tevrat, Hz. Davut’a gelen Zebur, Hz. İsa’ya gelen İncil vs. hepsinin ilmi, İmam Mehdi’nin (as) elindedir.
 
d- Kuran’ın tüm tevili onun elindedir. Ve Kur’an’ın hayata dökülmemiş bazı deliller onun döneminde açığa çıkacaktır. Kur’an’ın tüm bilgisi onun yanındadır. Bu nedenle çağımızın iki Sakaleyni olarak İmam Mehdi (as) ve Kuran bir bütün olarak düşünülmedikçe İmam Mehdi (as) anlaşılamaz.  
 
e- Farklı başka ilimlerde var. Sahife gibi, büyük Cefr gibi. Hüccetler insanların başına gelen olayları, o ilim üzere bilirler. 
 
f- İnsanların amel defterleri o zamanın hüccetine sunulur. Ona göre yeni yıllarda kader tayin edilir. Kadir gecesi her yıl içinde niye var? Melekler ve ruh o dönemde o gece kime inerler? 
 
Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.
 
"Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar." Kadir/1-5
 
Zamanımıza doğru gelen süreçte Hz. Muhammed ve Kadir gecesi, Hz. Ali ve Kadir Gecesi, İmam Muhammed Taki ve Kadir Gecesi vs. 
 
Şimdi de imam Mehdi ve kadir gecesini yaşıyoruz. Bu nedenle kimin velayetinde olduğumuzu unutmamalıyız.
 
 Sen kabul etsen de, kabul etmesen de onun yetkisindesin. Yeryüzünün son Halifetullah’ı İmam Mehdi’dir (as). Kadir geceleriyle beraber İmam Mehdi’yi (as) görmek gerek.
 
g- İmam Mehdi’nin (as) her zaman yanında ve dostu olan Hz. Hızır’dır. Hz. Hızır’ın onun yanında olması ledün ilminin de onun yanında olması demektir.
 
h- Bütün peygamberlerin sünnetleri onda var. Örneğin Hz. Davud’un sünneti olan batın üzere hükmetmesi. Yani batını bilmezse bu sünneti nasıl uygulayabilir?
 
Hz. Zülkarneyn’in sünneti, Hz. İsa’nın (as) sünneti, Hz. Nuh’un (as) sünneti… 
 
i- İmam Mehdi’ye (as) ilk biat eden Cebrail’dir (as) ve diğer meleklerde onun yanındadır. O halde onun yanında tüm melekler ilim ve kudret ile destekçidir. 
 
İmam Mehdi (as) ve elindeki ilim bir bütün olarak görülmelidir. Elbette bunu fark etmenin ilk adımı imam Mehdi (as) ve Kuran’ı beraber düşünmektir. 
 
O, bütün çağların kötüleriyle ilgilenecek. Bu nedenle onun elindeki, kendisine verilen İlahi kudreti ve ilmi görmek gerekir. Bu nedenle onu tanımadığın zaman onun safında olan bütün taraftarları da inkâr etmiş olursun. Çünkü onun taraftarları hep özel ve ilahi rızaya mazhar olmuş kişilerdir. Sen de onların yanında olmak istemez misin? 
 
“Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır. O, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, müşrikler istemese de onu, bütün dinlerin üstüne çıkarsın.” Saf/8-9
 
Tüm bunlardan sonra imam Mehdi’yi (as) marifet edememek gerçekten büyük bir gaflet olur. Allah hepimizi korusun. İmam Mehdi (a.f) liderliğinde adalet ve rahmet günlerine kavuşmamızı hepimize nasip eylesin. 
 
 
 
 
Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !