18 Kasım 2018 Pazar Saat:
02:29

Ey Şiiler, ey Sünniler, ey İnsanlar Toplanın!

15-10-2018 11:35


 

 

 

 

Ey Şiiler, ey Sünniler, ey İnsanlar Toplanın!

 

Toplanın, gidiyor Rahmet Peygamberi... Terk ediyor dünyamızı...


Ay dünya sen nesin ki; toprağın örtebildi o mutahhar bedeni?

 

Ey arş sen nasıl, yaratılma sebebimiz, yaratıcının sevgilisi, gönüllerimizin sultanının son anında yıkılmadın...

 

Görmez misiniz? Bir nur yatar yatakta... Yatak ki ne yatak!

 

Rahmet başını koymuş cennet meyvesi Zehra’nın üstüne. Zehra ağlama, baban dayanamaz sana...

 

Ya Ali! Nasıl dayandın sen, sakallarından yaşlar süzülüyor, Peygamber’in abasına...

 

Hasan sakin, Hüseyin sakin, ceddinizi üzmeyin, atlamayın sinesine, duymaz mısınız sesini Habib’in; “Allah’ım ne yaptım ben Yezid’e?”

 

Zeyneb, koşma bekle, hızla girme içeri, bilmez misin üzmez seni ceddin; “Saklayın!” diyor Ehl-i Beyt’ine, “Tepsiye düşen ciğerlerimi görmesin nazlı kızım..”

 

Arş iniyor akın akın, Azrail kapıda icaze bekliyor, Azrail ne ki senin canın, Canan’ın canını alırken çıkmadı canın?

 

Cibril baş ucunda yas tutuyor, Mikail ile İsrafil ayak ucunda...


Tüm melekler indi o mübarek Beyt’e...

 

Toplanın alem, toplanın cinler ve melekler! Yaratılma sebebimiz ayrılıyor içimizden...

 

Son anlar, son veda... Kalem kağıt istedi, karşı çıktılar, “Üzmeyin Peygamberinizi! O size çok düşkündür.” ayetini çiğnediler...

 

Sefer’in birinde derman diye dert verdiler... Ciğerleri ağzından geldi, bu ümmet seni hak etmedi!

 

Ey Peygamber, dökme göz yaşlarını, dökme kurban olduğum, biz sana ağlayalım, biz sana yas tutalım!

 

Bak gidiyorsun ey Peygamber! “Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.” diyorsun ve vedanı ediyorsun. Artık yetim kaldı bu ümmet, yetim kaldı Ehl-i Beyt...

 

“Hiç şüphesiz ki Allah ve melekleri ve müminlerin salatı sanadır ey Resulullah!”

 

Selam olsun, doğduğun güne, yaşadığın güne, şehit düştüğün güne ve dirileceğin güne...

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !