19 Nisan 2019 Cuma Saat:
19:29
04-03-2019
  

Berlin'de Hz. Fatıma'nın Viladet Yıl Dönümü + FOTO

Berlin İmam Rıza (as) İslam Merkezi'nde Hz. Fatıma'nın (sa) viladet yıl dönümü yüzlerce Ehl-i Beyt aşığının katılımı ile düzenlendi.

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

Almanya'nın Berlin şehrinde bulunan İmam Rıza (as) İslam Merkezi'nde yapılan bu programın sunuculuğunu Nizamettin Türkyılmaz'ın yapt. Kutlu doğum programı genç kardeşimiz Kerim Çivik'in Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

 

Program daha sonra miniklerimizin koro şeklinde okuduğu Kevser ve İhlas sureleri ile devam etti ve daha ardından kardeşimiz Tuğba Özdemir Hz. Fatıma için kaleme alınan güzel bir şiiri okudu.

 

Daha sonra günün anlam ve önemine dair konuşmasını yapmak üzere değerli Ehl-i Beyt alimimiz Tevekkül Erol kürsüye davet edildi.

 

Erol konuşmasına; faziletin insanoğlunun vazgeçilmez bir özelliği olduğuna değinerek başladı ve sözlerine şöyle devam etti:

 

"Bu insanın en değerli özelliğidir ve kemale erişmesi için muhakkak faziletin kendisinde yer edinmesi gerekmektedir. Fazileti olmayan kimse ise asla kemale ve olgunluğu erişemez. Faziletin ana merkezinde de ‘Meveddet’ adını verdiğimiz ‘Sevgi ve Mahabbet’ vardır.

 

Kur’an-ı Kerim’de Allah Resulünün (saa) ağzından çıkan şu buyruklar meveddetin ne olduğunu bizlere net bir biçimde anlatmaktadır: "De ki, Ben bu (peygamberlik tebliğime) karşılık yakınlarıma, Ehl-i Beyt’ime sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum." (Şura/23) Burada konu olan ‘sevgi’ nefsi bir sevgi değildir. Ayette geçen bu kilit kelime fıtri bir olgudan bahseder ve manası; bağlılık, muhafaza edip koruma anlamındadır. Allah Teâla bu sevgi ve mahabbetin ana merkezinde ise Risalet ile Velayet merkezlerini birbirine bağlayan Hz. Fatıma’ya vurgu yapmaktadır." dedi. 

 

Ehl-i Beyt alimimiz Tevekkül Erol; eğer Hz. Fatıma’da var olan sevgi, bağlılık, mahabbet ve samimiyet olmasaydı Risalet eksik kalırdı, hal böyle olunca da Velayet de eksik kalırdı dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti:

 

"Yani Hz. Resulullah (saa) olmasaydı İmam Ali (as) olmayacaktı. Çünkü Hz. Peygamberde hem risalet hem de velayet vardı. Velayeti tamamlaması için Ali’ye gerek vardı. Velayetin devamlılığı ve hedefe ulaşması için de Hz. Fatıma’ya. ‘Eğer Fatıma olmasaydı Ali’ye eş bulunmazdı.’ sözünün açılımı yalnızca karı-koca ve evlilik ilişkisi değildi; Eğer Fatıma olmasaydı Allah Resulünden miras kalan Velayet 25 sene içinde eriyip gidecekti ya da onu yok edeceklerdi. Ama Fatıma’nın sevgi ve mahabbeti ana merkezdi. Allah onu merkeze yerleştirmişti. İşte bu Hz. Fatıma’nın fazileti idi."

 

Erol, Yüce İslam peygamberinin Hz. Ali ile kızını evlendirirken ev işlerini Hz. Fatıma’ya ve ev dışı işleri de Ali’ye verdiğini söyleyerek bunun felsefesine de değindi:

 

"Burada Allah Resulü Hz. Zehra’yı İmam Ali’ye verdiğinde ev işlerini görecek birisi olarak yani çamaşırlarını yıkayıp, ortalığı toplayacak ve çocuklara bakacak bir kadın olarak vermemiştir. Dışarıda olan zor koşullara göğüs geren, Allah yolunda savaştan savaşa koşan ve fiziki olarak yorulan Ali’nin, evin kapısına vardığında karşısında tebessüm eden ve ona her türlü yardımı eden bir Fatıma’nın olması var olabilecek en büyük güzelliktir.

 

İmam Ali evde Hz. Fatıma’nın gün içerisinde nelerle uğraştığını ona sormaz Hasan, Hüseyin ve Zeyneb’i yanına oturtup, daha o yaşta olan çocukların bilemeyeceği sorular sorup onlardan doğru cevapları duyunca; eşi Fatıma’nın ne denli faziletli bir hanım olduğunu bir kez daha derinden hisseder ve şöyle buyururdu: “Fatıma bugün âlemlerin Rabbi huzurunda o kadar çok vazifeyi yerine getirmiştir ki; benim dışarıda yaptığım cihattan daha büyük bir cihadı yerine getirmiştir.”

 

Tevekkül Erol konuşmasının devamında fiziksel açıdan kadın ve erkeğin birbirinden farklı varlıklardır olduğunu ama manevi alanda her ikisinin de aynı olduğuna, maddi açıdan cihat ve mücadeleleri farklı ama ruhi açıdan aynı cihat içerisinde olduklarına; hakikat ve kemale ulaşmada ise ikisinin de aynı yolda bulunduklarına değindikten sonra üstün özelliklerle donatılmış bu ulu hanım için şunları söyledi:

 

"Allah Teala, Fatıma’yı Resulüne Kevser ve bereket kaynağı olarak verdiğinde sadece onun neslini devam ettirmek gayesiyle değil; onu tüm dünya kadınlarına efendi olarak da vermişti. Sevgi, mahabbet ve fazilet merkezi olarak Hz. Fatıma’yı hediye etmiştir.

 

O gerçek bir olgu idi; ev onun kalesi idi ve yaşadığı dönem boyunca zaruri olmadığı müddetçe evden dışarı adım atmadı, namahrem birisi ile görüşmedi. Ama buna rağmen sosyal hayattan da asla kopmadı. Bu üstün bir fazilet örneğidir. Yaşanan Fedek arazisi skandalında yaptığı o tarihi konuşma, onun ne denli belagat sahibi olduğuna bir delildir. İmamet ve velayet makamını savunurken birçok erkeği karşısına alıp onlara haddini bildirdi. Ama tüm bunların hepsini İslami kaide, kural, hayâ ve ahlaki değerler dâhilinde yaptı. Kadın-erkek fark etmez; muhatapları ise o konuştuğunda lakaytça değil son derece dikkatli ve edep çerçevesinde onu dinlemek zorunda kalıyorlardı. Çünkü Fatıma sınırlarını bariz bir şekilde gösteriyordu.

 

İşte Yüce Allah bizlere böylesi üstün faziletli insanları öncü ve önder olarak vermiştir. Bunun kıymetini bilmekle yükümlüyüz. Faziletin vücut bulduğu bu hanımı tanımak zorundayız çünkü onu tanıyamayan İmam Mehdi’yi nasıl tanımayı düşünebilir."

 

Tevekkül Erol'un ardından sahneye Yakup Kılıç'ın organize ettiği çocuklardan oluşan ilahi grubu geldi. Program daha sonra Dernek Başkanı Cemalettin Türkyılmaz'ın inşaatı devam eden caminin yapım aşamalarına dair verdiği bilgiler ile devam etti.

 

Berlin İmam Rıza (as) İslam Merkezi'nde yapılan Hz. Fatıma'nın (sa) viladet yıl dönümü programı çocuklara hediyelerinin dağıtılması, okunan dualar ve verilen ihsanlar ile son buldu.

 

Ehlader HABER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler