11 Ağustos 2020 Salı Saat:
18:23

Beklemenin Cilvesi

03-05-2018 17:15


 

 

 

Selam doğduğun güne,

 

Selam soluk alıp verdiğin bu güne,

 

Selam olsun zuhur edeceğin o kutlu güne,

 

Bir gece vakti, hüsranım sancısını yok ederek yöneldi kıbleye, Beklenen yar gelsin diye gözyaşlarım damla damla süzülürken damlalar dile geldi 'bu ayrılık da sevdaya dahil' diyerek teskin etti pır pır atan yüreğimi.

 

Ve sen doğdun gönlüme, her doğan güneşin evime doğuşu misali. Ateşler içinde kıvranan sensizliğime, müjdeni yerleştirerek.

 

Baharın efsuni renklerindeydi seni beklemek. Kavuşmak için can atan sevenlerin her gün dilinde dua ile “gel artık ey yar, Resul (s.a.a)den aldığın ilahi kokunla gel, demedeydi.

 

Umutlu bir bekleyişin penceresinde ve her sevginin gölgesinde sen varsın. Annemin bakışındaki parlayan ışıksın. Toprağa düşen yağmurum, heyecanla sıralanan umutlarım. En temiz ve duru halimle bekleyişinin yollarını gözledi gönlüm. Bir nefes kadar yakınsın ruhuma. Bir nefis kadar uzak. Mağrur bakışlarıyla babasını gözleyen çocuk edasıyla bekledim seni. Çocuksu düşlerimin ardındaki hevesim, öksüz bırakılmış sevdanın parlayan aynasındaydı umutlarım. Çökertilmeye meyletmeyen bir heyecanla beklemekdeydi İmamını.

 

Baharın esintisi duyulsada her dem, ramak kaldı sevgiliye .İntizarının kutsallığını anlamadaydı her geçen gün. Ürkütücü buhranlardan adının esintisiyle uzaklaşmaktayım, kahredici zulmun haykırışları çınlatırken vicdanımı, “gel” demenin bile nedenli mana yüklü olduğunu hissetim.

 

Sana giden yollarımı süslerken, çaresizliğin sesini duymadım.

 

Sana açılan her kapının ardına sakladım tüm güzellikleri. Seninle  süslediğim her hayalim, hicran sonrası seherleri müjdeler gibi.

 

Nergisce bir narinlikle bakarak yollarına, sonsuzluğa özlemle sarılmadayım. Her mazlumun gözlerinde gördüm adını, her bebeğin ağlayışında, her yetime sımsıkı sarılan annenin şefkatinde, şehadete koşan babaların ve oğullarının umutlarında yine sen vardın. Senin adınla yeşerdi umutlar, adınla dimdik ayakta kalmasını bildi mustazaf yürekler. Gelişinle evrenin çaresizliği lal olup, adaleti, hakikati soluyacak her adımında.

 

Ayrılığın, hüznü gölgelemekteyken Aşk biriktirmekteyiz ey Sevgili. Gelişinle ortaya çıkacak hüzün çiçeklerimiz. O çiçekler ki can verecek imanımıza. Kapında biçare, aciz ama gönlünde sevdayla, özlemlerimizin öyküsü çağlasın diyar diyar ve sen yeter ki Razı ol bizlerden. Ey masumiyetin son halkası meramımın ilacı.

 

Her cümlenin sonu sana bağlanıyor Ey İmam, okadar ki sözün başı hasretle başlayıp özlemle sonlanıyor. Her duanın sonunda ferecin umudu var, her bekleyişin sonundada adın. Kim bilir kaç mektup var sana yazılmış olan, dertleri ve kaygılarıyla satırlara döşenen. Ey İmam a.f elleri duada, gözleri yollarda, gönlünün ateşiyle ferec diye haykıranların var senin. Yüreği sonsuz okyanus, dilleri niyazda, gözyaşını bağrına saklamış ufku gözleyen mazlumların var senin.

 

Sızlayan gönlüm lisana gelse ve dese; Kuraklaşmış gönlümün serabı hoşgeldin gönlüme, gözyaşlarıma, ruhuma. Hoşgeldin benliğime Ey Zehra'nın (s.a) kaybolan Yusufu.

 

Allahım Bizleri ortaya çıkışından evvel ve sonra İmamı Zaman'ın (a.f) yar ve yarenlerinden karar kıl.

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !