21 Ağustos 2019 Çarşamba Saat:
03:19
11-12-2013
  

Ayetullah Destgayb (r.a)

O gün Cuma namazı için evden ayrıldığında işaretle bana iki şey ima etti...

Facebook da Paylaş

 

Abdulhüseyin b. Ağa Seyit Muhammed Taki Destgayb (Ö.1981)

DOğUMU VE TAHSİLÂTI

1914 yılının Aşura günü Şiraz'da Destgayb Hanedanı'nda bir çocuk dünyaya geldi. O günün anısına çocuğa Abdulhüseyin ismini verdiler.

Abdulhüseyin Hanedanı İmam Hasan (Aleyhisselam) ve İmam Hüseyin'in (Aleyhisselam) soyundan gelmişlerdir. Yaklaşık dört asır önce şiraz'da “Destgayb” Hanedanı olarak meşhur oldular. Bu hanedan 32 vasıtayla İmam Seccad'ın (Aleyhisselam) oğlu şehit Zeyd'e ulaşmaktadır.

Tarih boyunca bu hanedandan Seyyid Hekim Destgayb (r.a), Mirza Hidayetullah (r.a), Mirza Ebu Muhammed Destgayb (r.a) ve Ağa Muhammed Taki Destgayb (r.a) gibi büyük fakih ve âlimler çıkmış, İslam ve mektebe hizmet etmişlerdir.

Abdulhüseyin (r.a) okuma ve yazmayı “mektep hane”de öğrendikten sonra baba muhabbet ve şefkatinde dinî ilimler tahsiline başladı. 11 yaşındayken üstadını ve babasını kaybetti. Babasının vefatından sonra şiraz'ın meşhur medresesi Han Medresesi'nde tahsiline devam etti.

Seyyid Abdulhüseyin Destgayb (r.a) şiraz Havzası'nda şeyh İsmail (r.a), Molla Ahmed Darabî (r.a) ve Ayetullah Molla Ali Ekber Ersencanî (r.a) gibi büyük üstatların huzurunda mukaddime ve satıh ilimlerini başarıyla bitirdi.

1935 de Rıza Hanın da baskılarıyla İran'ı terk etmek zorunda kalarak ilim ve irfan şehri Necef'e hicret etti.

Abdulhüseyin Destgayb (r.a) Necef Havzası'nda uzun yıllar aşk ve heyecanla ilim peşine koşarak içtihat makamına nail oldu.

AYETULLAH DESTGAYB'IN (r.a) çSTATLARI

Ayatullah Destgayb (r.a), gerek şiraz Havzası'nda gerekse Necef Havzası'nda dönemin büyük fakih ve üstatlarının huzurlarından istifade etti. Üstatlarından bazıları şunlardır:

1-Babası Ağa Muhammed Taki Destgayb (r.a)

2-Şeyh İsmail (r.a)

3-Molla Ahmed Darabî (r.a)

4-Ayetullah Molla Ali Ekber Ersencanî (r.a)

5-Seyyid Ebul Hasan İsfahanî (r.a)

6-Ağa Ziyauddin Irakî (r.a)

7-Seyyid Bakır İstihbanatî (r.a)

8-Şeyh Muhammed Bakır Şirazî (r.a)3

9-Muhammed Ali Gazi Tabatabaî Tebrizî (r.a)

10-Şeyh Muhammed Cevad Ensarî Hemedanî (r.a)

VATANA DÖNÜŞ

Ayetullah Destgayb (r.a) 1942 yılında Necef'ten aldığı ilim ve hikmetle vatanına döndü. Aslında onun bu dönüşü tamamen ilahî bir lütuf ve İmamı Zaman'ın (a.s) inayeti doğrultusunda gerçekleşmişti.

İlk başlarda vatana dönüp dönmemesi konusunda kararsızdı. Her zamanki gibi üstadıyla meşveret etmek amacıyla şeyh Muhammed Kazım Şirazî'nin (r.a) dersine gitti. çstadı ona hitaben şöyle dedi:

"Ağa Destgayb! Âlimlerden biri sizi rüyasında görmüş, şiraz'a gitmeniz daha münasiptir."

çstadının bu sözünden sonra aldığı kararla vatanına döndü.

Merhum Hacı Mümin şöyle naklediyor:

"Gençliğimde Serduzek Mescidi'nin hademeliğini yapıyordum. Uzun yıllar İmam Zaman (a.f) ile mülakat aşkıyla yanıp tutuşmaktaydım, öyle ki artık yeme ve içmeden kesilmiştim. İmam'ı görene kadar yemek yemeyeceğimi ahdettim. İki gün hiçbir şey yemedim, susuzluğa dayanamayıp biraz su içtim ve bayıldım. Birinin bana hitaben; "Hacı Mümin kalk! Senin bu ahdin dinimizce haramdır, bir daha meşru olmayan bir işe kalkışma!" dediğini duydum.

Bu sesle gözlerimi açtım, başımın üstünde mübarek nur cemalini gördüm. Bana şöyle buyurdu: "Hacı Mümin! Sana yemek göndereceğim. Cami imamı Ağa Seyyid Haşim Meşhed'e gidecek; sen de onunla birlikte git. Kum kentine vardığında orada biriyle görüşecek-sin, onun emirlerine itaat et." Bana yol harçlığı verdikten sonra gözden kayboldu.

Kendime geldiğimde gecenin üçte ikisi geçmişti, kapının sesini duydum. Kapıyı açtığımda yüzü kapalı biri elindeki yemeği bana vererek yalnız yememi söyledi. Yemeği yedikten sonra kendimi daha güçlü hissettim ve mescidin temizliğiyle meşgul oldum.

İki gün sonra Ağa Seyyid Haşim ile Meşhed'e hareket ettik. Kum'da iki gün kaldık. Hz. Masume (Selamullahi Aleyha) ziyaretinde başında cübbesi olan biri bana hitaben; Hacı Mümin! Ziyaretten sonra dışarıda seni bekliyorum dedi. Dışarıda onu gördüm. Takva ve vakar alametleri çehresinde belliydi. Bana şöyle dedi: şimdi Tahran'a gideceksin, Tahran girişinde tekrar seninle görüşeceğiz.

Tahran'da görüştük ve beraber Meşhed'e hareket ettik. Meşhed'e yaklaşmış ve artık İmam Rıza'nın (Aleyhisselam) mübarek türbesinin kubbesini görüyorduk. Araba durdu, o büyük arif bana dönerek şöyle dedi:

-Seninle olan tüm programlar ve yolculuk buraya kadardı. Hacı Mümin! Benim vadem doldu, ecelim geldi. Benim gusül, kefen ve defin işlerimi sen yap! Kefenimi yanımda getirdim, şu 12 Tümeni de al, cenaze masraflarını karşıla! Ben:

-Efendim! şimdi vazifem nedir? diye sorduğumda şöyle cevap verdi:

-şiraz seyyidlerinden Necef Havzası'nda tahsilini tamamlamış biri şiraz'a gelecek. Onunla samimiyet ve dostluk kurman senin yararınadır. Onun bir belirtisi var; o, terk edilmiş ve tozlar altında kalmış şehir mescidini halkın yardımıyla tekrar ihya etmektedir. Sen o seyitten önce öleceksin! O senin gusül, kefen ve defin işlerini üstlenecektir. şunu iyi bil ki onu şehit edecekler.

O büyük şahsiyet oracıkta kıbleye doğru uzandı ve Hakkın çağrısına lebbeyk diyerek gözlerini yaşama kapadı. Daha sonra pak naşını Meşhed'e getirip, ihtiramla oraya defnettim.”

AYETULLAH DESTGAYB'IN (r.a) ESERLERİ

Ayetullah Destgayb (r.a) yoğun uğraşlarının yanı sıra birbirinden değerli 56 faydalı eser geriye miras bıraktı. Değerli eserlerinden bazıları şunlardır:

1-Adabî Ez Kurân

2-Maarifî Ez Kurân

3-Razguî ve Kurân

4-Kalb-i Selim

5-Kalb-i Kurân

6-Hakaikî Ez Kurân

7-Beheşt-i Cavidan

8-Mira

9-Salatu'l-Haşiîn

10-Kalb-i Kurân

11-Seyyidü'ş-şüheda

12-Şerh-i Kifayetul Usul (Ahund-u Horasanî)

13-Şerh-i Feraidu'l-Usul (Şeyh Ensarî)

14-Dastanhayi Şigift: Bu eser, Neva Yayıncılık tarafından Gizemli Öyküler adıyla Türkçeye çevrilmiştir.

15-Gencineî Ez Kurân

AYETULLAH DESTGAYB'IN (r.a) SOSYAL FAALİYETLERİ

Ayetullah Destgayb'ın (r.a) Şiraz'daki 40 yıllık hizmeti unutulacak gibi değildi. O büyük fakih ömrünü İslam'a hizmet etmeye adamıştı. Bölge halkı için şefkatli bir babaydı.

O büyük zatın sosyal faaliyetlerinden bazıları:

1-Merkez Camii'nin restore edilmesi

2-Hekim Medresesi'nin tamir edilmesi

3-Ayetullah Destgayb Medresesi'nin inşası

4-Rıza Mescidi

5-Ayetullah Destgayb Konutları

6-Ruhullah Mescidi

7-İmam Hüseyin Mescidi

8-El-Mehdi Mescidi

9-Şehit Halil Destgayb Mescidi

10-Ferec-i Âl-i Resul Mescidi

AYETULLAH DESTGAYB'IN (r.a) şAHADETİ

Münafıklar 1981 yılında Ayetullah Destgayb'ı (r.a) öldürmeye karar verdiler. Uzun bir çalışma ve incelemelerden sonra 13 Aban Cuma günü suikastı gerçekleştirmek için sözbirliği ettiler. Fakat bazı istenmeyen olayların gelişmesiyle sinsi planları boşa çıktı, ama gözü dönmüş münafıklar işin peşini bırakmamakta kararlıydılar. İkinci bir planı uygulamaya karar verdiler. Düzenleyecekleri canlı intihar saldırısıyla büyük fakihi ortadan kaldıracaklardı. O gün sanki herkes bir şeyler hissetmişti. Mümin halk, o büyük zatın can güvenliğinden endişe etmeye başlamıştı. Sevenleri ona; "Efendimiz, dikkatli olun" dediklerinde o şahadet aşığı onlara şöyle cevap verirdi: "şahadet bir iftihardır. Bu yüce makama ulaşmamı istemez misiniz?"

Geceler belirli bir saatte uyanıp, ibadet etmeyi alışkanlık etmişti. Fakat Cuma gecesi biraz istirahat ettikten sonra birden kalktı ve ellerini başına koyarak: "La havle ve la kuvvete illa billâh" cümlesini okudu.

Hanımı der ki: O sırada ona "Efendim, su mu istiyorsun? Rahatsızlandın mı?" diye sordum, ama cevap vermedi. Ne kadar ısrar ettiysem konuşmadı. Bana bundan sonra konuşmayacağını ve sadece işaretle konuşacağını bildirdi.

Hizmetçisi de şöyle anlatır: Cuma sabahları odasına gittiğimde masasının başında oturmuş, bir şeylerle meşgul olduğunu görürdüm. Fakat o Cuma gittiğimde Ağa "La havle ve la kuvvete illa billâh" sözlerini tekrarlıyordu. Bu alametlerin hepsi büyük bir olayın beklentisinin habercisiydi.

Hanımı şöyle diyor: "O gün Cuma namazı için evden ayrıldığında işaretle bana iki şey ima etti. Gerçi dediklerini daha sonra anladım. Giderken önce kendisini sonra da gökyüzünü işaret etti. Yani bugün benim ruhumun gökyüzüne yükseleceği gündür demek istemişti. Cuma namazına hareket etti. Aniden bir kadın ona doğru hızla hareket etti. Genelde insanlar sokakta ona mektuplar verirlerdi, o da korumalarından da halka engel olmamalarını istiyordu. Kadın büyük fakihin yanına yaklaştığında saat 11.25'i gösteriyordu. Büyük bir pat-lama oldu. Ayetullah Destgayb (r.a) kanına bulanmış bir halde yere yığılmıştı. Bedeni bombanın şiddetli patlamasıyla paramparça olmuş ve etrafa dağılmıştı. Temiz bedeninin parçalarını yerlerden toplayıp defnettiler. Defninin üzerinden bir hafta geçmişti. Birkaç mümin rüyasında Ağa'nın onlara bedeninden bir parça etin duvarın yanında kaldığını, onu da alıp mezarına defnetmelerini söylediğini gördüler. Bu rüyadan sonra etrafa iyice baktıklarında gerçekten merhumun uzvundan bir parçanın tıpkı rüyada dediği yerde olduğunu gördüler.

Ruhu şâd mekânı cennet olsun...


Şia Alimleri Kitabından Alıntıdır.

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler