30 Ekim 2020 Cuma Saat:
00:24
17-09-2020
  

Avrupa Türk Ehlibeyt Âlimleri Birliği'nden Kınama

Avrupa Türk Ehlibeyt Âlimler Birliği - Eylül / 2020

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hz. Muhammed’e (saa) Kur’an’a ve Ehlibeyt’e (as) Hakaret İnsaniyete Yapılmış Bir Hakarettir.

 

“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar, oysa kâfirler istemeseler de Allah kendi nurunu tamamlayacaktır.” Saf/8

 

Günümüz dünyasının sorunu ilim, bilim eksikliği değildir, günümüz insanının sorunu iman ve maneviyattan yoksun olmasıdır. Toplumlar insani değerlerden, iman ve maneviyattan uzaklaştıkça kaos ve krizlerden kurtulamıyor. İnsanın hayatında Allah olmayınca kendi eliyle oluşturduğu çıkmaz ve girdaplarda boğuluyor.

 

İnsanları bu çıkmaz ve girdaplardan kurtaracak Allah’ın gönderdiği hidayet önderleri ve kutsal vahiydir.

 

Tarihte olduğu gibi günümüzde de birileri çıkıp bu kutsallara saldırıyor ve hakaret ediyor.

 

Kutsallara saldırmak onları lekelemek ilk defa olmuyor; insanlık var olduğu günden beri peygamberler ve onlara indirilen vahiy "Eimmet-ul küfr/Küfür önderleri" tarafından hep saldırıya uğramıştır.

 

Günümüzde Hz. Muhammed‘in (saa) şahsında bütün hidayet önderlerine; Hz. İbrahim’e (as), Hz. Musa’ya (as) Hz. İsa’ya (as) hakaret ediyorlar.

 

Aslında Tevhid’e saldırıyorlar, Tevhid’i yok etmek istiyorlar. Tevhid eksenli bütün kutsalları yok etmek istiyorlar.

 

Hz. Muhammed’in (saa) getirdiği ilmin karşısında aciz kalınca, sergilediği ahlakın bir benzerini sunamayınca, sunduğu hidayet nurunun karşısında çaresiz kalınca fitne tohumları ekiyorlar.

 

Allah’ın lütfu ve yardımıyla her defasında inananlar daha bir güçleniyor ve Tevhid inancı daha fazla kök salıyor. Bu yaptıkları, Eimet-ul küfr/küfür önderlerinin ne kadar güçsüz ve aciz olduklarını gösteriyor. Hidayet önderlerinin akli ve ilahi öğretileri karşısında mağlup olunca zorbalığa, fitneye, nifaka başvuruyorlar.

 

Hz. Muhammed (saa) rahmet, maneviyat, kardeşlik peygamberi olduğu gibi şirki yok eden, zulme karşı mücadele veren, cehaleti yok eden, adaleti hâkim kılan akıl peygamberidir.

 

İnsanları ilim ve iman nuru ile aydınlatan, insanlara akıllarını kullanmasını öğreten bir öğretmendir.

 

Kendilerini ilim, bilim ve medeniyet beşiği gören batı ülkelerinde Hz. Muhammed’e (saa) hakaret edilmesi modern cahillerin ne kadar bağnaz olduklarını gösterir.

 

İlim, iman, maneviyat ve akıl peygamberi Hz. Muhammed’den (saa) gereken istifadeyi etmeyen batı toplumu “bindiği dalı kesen adama” benzemektedir.

 

Hz. Muhammed'e (saa) hakaret insaniyete, ilme, imana ve akla hakarettir.

 

Hz. Muhammed'e (saa) hakareti yapanlar, yaptıranlar, destek verenler veya sessiz kalanlar bu yaptıklarıyla Hz. Muhammed'e (saa) hiçbir zarar veremezler sadece kendi toplumlarına zarar verirler. Toplumlarını bu ilim, iman ve akıl peygamberinin nurundan yararlanmaktan mahrum bırakırlar.

 

Bu hakaretler demokrasi ve fikir özgürlüğü adına yapılmış bağnazlık ve hasetten ibarettir.

 

Bu hakaretlerin düşünce özgürlüğü olduğunu söylüyorlar, ortada bir düşünce yok ki özgürlüğü de olsun, sadece hakaret, fitne ve nifak var. Bu hakaret, fitne ve nifağı fikir özgürlük olarak adlandırıyorsanız, siz insanlığın onuruna yapılmış hakareti savunuyorsunuz demektir.

 

Ne kadar hakaret ederseniz edin Muhammedi nurun toplumları aydınlatmasına engel olamayacaksınız.

 

“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar, oysa kâfirler istemeseler de Allah kendi nurunu tamamlayacaktır.”

 

Hz. Muhammed (saa) ve bütün peygamberler Allah’ın nurudur, Kur’an ve diğer bütün semavi kitaplar Allah’ın nurudur, Ehlibeyt (as) Allah’ın nurudur, bütün kutsallar Allah’ın nurudur. Bu nurları söndüremeye kimsenin gücü yetmez.

 

Aynı zamanda Resulullah‘tan (saa) sonra gelen hidayet önderlerinden Hz. Hasanı Muçteba‘a (as) hakaret edenler de bu Eimet-ul Küfün birer piyonlarıdır. Ehlibeyt nurunu söndürmeye çalışıyorlar.

 

Ey Avrupa'da yaşayan Müslümanlar! Hz. Muhammed'e (saa) yapılan bu hakaretler ve Kur’an yakmalar fitne ve nifak tohumlarıdır, bu tohumların şiddet, kargaşa ve kavga oluşturmasını izin vermeyin. Fitnecilerin hevesleri kursaklarında kalsın.

 

Onların hedefleri Müslümanları tahrik edip şiddet yanlısı göstermektir. İslam düşmanlarının planını bozmanın yolu basiretle hareket etmektir. İlmi feraset ve siyasi basiret ile düşmanların planının perde arkasını görmek gerekir.

 

Hz. Muhammed'e (saa) Kur‘an’a ve Ehlibeyt’ine (as) yapılan hakarete verilecek en güzel cevap onların güzel ahlakına sahip olup Onların ahlakını yaşatmaktır.

 

O'nun getirdiği ilmi yayıp bulunduğumuz toplumu cehaletten kurtarmaktır.

 

Aklı kullanıp toplumda adaleti ve emniyeti sağlamaktır çünkü o ilim, iman, akıl ve emniyet peygamberi idi.

 

Her bir mümin Muhammedi ilme, Muhammedi ahlaka, Muhammedi cesarete, Muhammedi akla ve Muhammedi nura sahip olarak bulunduğu toplumda insanları nurlandırmalıdır.

 

Vakti geldiğinde Hz. Mehdi’nin (af) zuhuru ve hz. İsa’nın (as) yeryüzüne inmesiyle dünyadaki Eimmet-ul küfrün saltanatı yıkılacak ve adalet, emniyet, iman, kardeşlik, barış bütün dünyaya hâkim olacaktır.

 

Allah’ın selamı adalet âşıklarının üzerine olsun!

 

 

 

Avrupa Türk Ehlibeyt Âlimleri Birliği

17.09.2020

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Kategorideki Diğer Haberler