30 Ekim 2020 Cuma Saat:
00:03

Amellerde Niyetin Önemi

04-09-2020 15:36


 

 

 

 

 

 

 

Bismillahirrahmanirrahim

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

 

 

Kur'an adına, din adına konuşan bazı kişiler diyorlar ki: Birilerine tevessül etmek birilerinden yardım istemek şirktir. Mümin, Müslüman Allahtan başkasına tevessül edemez. Allahtan başkasından yardım dileyemez. Gerekçe olarak ta Yusuf Suresi 106 ayetini referans alarak gösteriyorlar  “Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler” Bir kısım müşriklerde Allah’a yaklaşmak için putlara tapıyoruz derlerdi diyerek benzerlik kurmaya ve böylece Müminlerin ve Müslümanların bir kısmını müşriklik yaftası ile yaftalamaya çalışıyorlar. Bu iddia da bulunanlar Hoca olunca haliyle dinleyen kişi de ben bir garibanım ne anlarım Hoca yalan söyleyecek değil ya demek ki bu böyle diyerek teslim oluyorlar. Evet, kimseyi bile bile yalan söylüyor diye itham edecek değilim herkesin hesabı kendine.

 

Haşa; ayeti inkâr edecekte değilim el hak doğru yalnız gözden kaçırılan bir nokta var onun altını çizmek istiyorum. Müşriklerin de Müslümanların da yapmış olduğu birçok benzer şey var mesela: Hayvan kesmek şekil olarak birbirine benzemekle birlikte birisi helal oluyor diğeri haram. Aradaki tek fark niyet helal olması için Allah adına Allah’ın izniyle yapılınca helal bunun dışında haram. Bir başka örnek Cenabet olduktan sonra her iki kesimde banyo yaptığını düşünelim. Aynı miktar su kullanılsa aynı yerler aynı şekilde yıkansa hatta Müşrik daha fazla yıkansa dahi gusül etmiş sayılmıyor. Gusül etmiş olması için yine ne gerekiyor “Niyet” Bir başka misal daha vereyim haksız yere adam öldüren katil oluyor Allah rızası için öldüren kahraman fiil olarak aynı şey olmasına rağmen sonuç farklı bu örnekler çoğaltılabilir ancak daha fazla vakit almamak için bu kadarla yetiniyorum. Daha fazlasını düşünür bulursunuz inşallah.

 

Müşrikler putlara bizi Allah’a yaklaştırıyor diye taptıklarını söylüyorlar. Ama Allah onlara tapın, sevgi besleyin veya onlara uyun demiyor ki hangi akla hizmet ederek hangi ölçülere uyarak böyle bir şey yapıyorlar. Oysa Müslümanlar yaptıkları şeylerin tümünü Allah dediği için ve de Allah rızası için yapıyorlar. Nisa Suresi 59. Ayette “Ey müminler, Allah’a itaat ediniz; Peygambere ve sizden olan ulu-l emre itaat ediniz. Eğer gerçekten Allah’a ve ahiret gününe inanmışsanız herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştüğünüzde o meselenin çözümünü Allah’a ve Peygamber’e havale ediniz. Bu sizin hesabınıza en hayırlı ve en iyi akıbet vaad eden bir tutumdur” buyuruyor.

 

Hemen arkasından Nisa 60'ta ise “Gerek sana ve gerekse senden öncekilere indirilen kitaplara inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Bunlar karşı çıkmakla, tanımamakla emredildikleri halde Tağutun hakemliğine başvurmak istiyorlar. Şeytan onları koyu bir sapıklığa düşürmek istiyor.”  Biz Müslümanlar olarak bir meselenin bir sorunun çözümü için Peygambere müracaat ettiğimiz zaman Allah’ın emrine muhalefet etmek için değil Allah izin verdiği için bu yolu takip ediyoruz. Şura Suresi 23. ayette buyuruyor ki: "Allah’ın iman edip iyi işler yapan kullarını müjdelediği budur. Deki: “Buna karşılık sizden o yakınlarımı (Ehl-i Beyt’imi) sevmekten başka bir mükâfat istemem.” İyilik yapana, yaptığı işteki iyiliğini artırırız. Kuşkusuz, Allah bağışlayandır ve şükrün karşılığını verendir."  Netice olarak peygamberin sözüne uyarak yakınlarını sevmemizin karşılığını Cenabi Allah’tan alacağımız gerçeği ortaya çıkıyor. Peygamber kendi nefsinden bir şey söylemez her sözü Allah’ın izniyledir diyerek iman ettiğimiz için ona göre de amel ediyoruz. Bu da tam anlamıyla tevhid oluyor şirk değil.

 

 

Dillerine doladıkları bir başka mesele: Kabir ziyaretleri, ölüye Kur’an okuma bu konularda gündeme getirdikleri eleştiriler ise Neml Suresi 80. ayette geçtiği gibi “Şüphesiz sen ölülere işittiremezsin ve arkalarını çevirip uzaklaşınca sağırlara da bu çağrıyı duyuramazsın.” Bir başka örnek Rum Suresi 52. ayet: “Kuşkusuz sen ölülere işittiremezsin ve yüzlerini dönüp giderlerken sağırlara da bu çağrıyı duyuramazsın.”  Doğrudur kabir ziyareti yapan kişi Allah’a rağmen kabirdekinden bir şey istiyorsa bu ortak koşmadır şirktir. Ama kabir ziyaretinden maksat Kabirdekine Allah’tan bir şey istemektir. Ölülere duyurma işine gelince Kur’an’da sen ölülere bir şey duyuramazsın dediği halde ben ölüye bir şey duyuracağım diye bir düşünce taşıyan var mıdır? Bilemem ama bildiğim bir şey var ki orada sen duyuramazsın diyor ben duyuramam demiyor. Allah dilerse duyurur o yüzden ondan istiyoruz bizim bu duamızı niyetimizi, duygumuzu ona duyur diye talepte bulunuyoruz kabul eder veya etmez orasını Allah bilir. Kim diyebilir ki Allah ta duyuramaz diye Haşa!

             

Velhasıl-ı kelam Ameller niyetlere göredir diyerek sözümü noktalıyorum.

 

ALLAH NİYETİMİZİ HALİS AMELLERİMİZİ SALİH EYLESİN İNŞALLAH

 

 

 

 

 

 

 

 

       

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !