17 Ağustos 2022 Çarşamba Saat:
00:23

Akıllı İnsan ve Z Kuşağı

22-11-2021 09:32


 

 

 

 

 

 

 

 

Bismih-i Teâla

 

Allah insanı üç temel faktör üzere yaratmıştır.

 

"ADALET, ÖZGÜRLÜK, BAĞIMSIZLIK"

 

İnsan fıtraten "yaratılış olarak bu üç etkenden oluşur. İnsanı insan yapan bu üç değerdir. Bunlardan bir tanesinin insanda olmaması, insanı tekâmüle götüren aracın olmaması anlamını taşır.

 

Bu şartlarda insan kâmil olamaz, kâmil olmayan bir insanın hiç bir değerinde olmaz, bu üç temel faktörün her biri insanda farklı özellik taşımaktadır.

 

ADALET, insan Birey, Aile ve Toplumdan oluşur, insanın her zaman ve her şartta ihtiyaç duyduğu bir mekanizmadır. Adaletin olmadığı her bireye, aileye ve topluma zulüm hâkim olur. İnsanın en büyük zulmü kendinedir.

 

Allah'ın verdiği nimetin karşısında şükran amaçlı ibadet ve itaat etmeyen her insan asidir. Her asi ıslah edilmeli, kibir ve günahla kirlenmiş ruhu temizlenmelidir.

 

Temizlenme yeri dünyada adaleti uygulamak ve ahirette ise cehennemledir. Adalet insanı tertemiz kılar çünkü adil insan Allah'tan çekinir. Allah'tan korkan insan asla kötülüğe mahal vermez. Ruhu temizlemek için görevlendirilen cehennem ateşin her kıvılcımı yakıcı ve azaptır. Dolayısıyla o azabı ancak kendine zulüm edenler yaşar.

 

Sosyal hayatta adaletin hakim olmadığı her toplum bir kargaşa ve kaos içine düşer. Ekonomik, sosyal, siyasi, toplumsal ve ahlaki kaos yaşar. Toplumda kaos yaratan Emperyal zihniyetli fasık çevreler çıkarları için en büyük zulmü yapmaktan kaçınmazlar.

 

Geçmişte ve günümüzde hayatın bütün evrelerinde bunu görmekte ve yaşamaktayız.

 

Hayatında adaleti özümseyen her insan ailede ve toplumda gerçek bir yönetme sanatına sahip olur, aksi takdirde başı boşluk ve kaos ortamı zulüm ve adaletsizlik derin yaralar açarak yok eder.

 

Adaleti hazmedemeyen her insan zamanın imamı, İmam Mehdi'yi (af) imam ve lider kabul edemez, dolayısıyla Allah ile sağlıklı irtibat kurması mümkün olamaz. Çünkü imam Mehdi (af) adaletin kâmil ve eksiksiz mihveri ve denklemidir.

 

İlahi velayete iman etmiş her insan, zamanın Firavun, (Siyasi, askeri ve ekonomi) Samiri (medya gücü) ve Yezid'i zihniyetinin müdavimleri olan küresel Emperyalist, Siyonist ve onların bölgesel uşakları facir ve zalim yöneticilerin adaletsizliğine karşı onurlu ve izzetli bir duruş göstermeli ve Adaleti gerçekten istemelidir.

 

ÖZGÜRLÜK, insan özünde özgür ve hür yaratılmıştır. Ama insan hayatta bu özgürlüğünü kısmi olarak kullanabilmektedir. İnsan mutlak özgür değildir. İnsan maddesel iradesine hâkim olduğu kadar özgürlüğünü kullanabiliyor, yemek, içmek ve hayatta yapabildikleri gibi, ama tekvini olarak yani irade üstü konularda mutlak özgür değildir. Yemek yememek, su içmemek ve Ölüm gibi birçok konuda insanın elinde olmayan şeylerde özgür değildir.

 

İnsan "Ruh, Kalp ve Nefis"ten müteşekkil bir varlıktır, insani değerlerini hapseden Nefsi Emmare "kötü ve günah ile yoğrullmuş nefis" insanı zincirlerle prangalayan, insan onur ve izzetini yok eden, her şartta zillet ve hizmetçiliğe mahkûm eden bir illettir.

 

İnsan nefsini İlahi nur, Resulüllah'ı risalet ve Nübüvvet,  Ehl-i Beyt (İmamet) velayetiyle terbiye ve tezkiye etmelidir. Bunu yapmadığı sürece Şeytanın direktifleriyle nefesin esiri olmaya devam edecektir. Nefesin prangasında kalan insan ister namaz kılınsın ister vs. Farz ve sünnet ameller yapsın tekâmüle erme olasılığı mümkün değildir.

 

Çünkü nefesin terbiye ve tezkiye olması ruhu, kalbi ve aklı özgürleştiriyor.

 

BAĞIMSIZLIK, hayatta Adaletli ve Özgür olmayan bir insanın bağımsızlığı asla mümkün değildir. Bağımsız insan kendi hakikatini tanır, kendini tanıyan Rabbini tanır, Rabbini hakkıyla tanıyan bir insan ibadetini O'na yakışır şekilde yapmaya çalışır. O'na kul olur. O'ndan başkasına sığınmaz, kendini her hangi bir yere bağımlı kılmaz, böyle bir insan zamanın imamı, imam Mehdi (af) ile samimi ve irtibat sağlaması daha kolay olur.

 

Zamanın bütün baskı ve despot müstekbir ve zalimlerin esaret isteklerine karşı tefekkür, basiret ve ferasetle, onurlu ve izzetli duruş gösterir, bağımsızlığını zedeleyecek her şeytani plana karşı uyanık olur, vakarlı duruş göstererek bağımsızlığını korur.

 

Bağımsız insanın ruhu, kalbi ve aklı temiz ve nurlu olur.

 

Düşman onun izzet ve onur kokan nurlu duruşundan korkar, izzeti karşısında cesaretsiz kalır, çünkü bağımsızlık mümine Allah'ın bir lütfu olduğunu anlayamaz.

 

Doyasıya "ADALET, ÖZGÜRLÜK ve BAĞIMSIZLIK" Fıtratın olmazsa olmazıdır, bu üç temel faktör insanı tekâmüle götüren bir etkendir. Tekâmüle yönelen insanın mutlaka yolu zamanın imamı, İmam Mehdi'yle (af) birleşir, imamıyla yolu pekişen her insan Rabbini bulur.

 

Evrensel İlahi adalet devletinin oluşunun gereksinimi bu üç temel faktördür.

 

İmam Mehdi (af) zuhurunun gerçekleşmesi için bu üç özelliğe sahip salih ve akıllı insanın peşindedir. Bu üç özellik aynı anda birey, aile ve toplumda tahakkuk bulmadığı sürece zuhur geciktirilecektir. Fesad, zulüm, adaletsizlik insanları yakıp yıkmaya ve onursuzlaştırmaya devam edecektir.

 

Bugün bütün beşeri sistemler, geleceğin umudu olan Z Kuşağı denilen yeni nesil gençliği alkol, uyuşturucu, Deizm, hümanizm, fuhuş yoluyla, akıl değerlerini beşeri kokuşmuş sistem ve kültürleriyle yozlaştırma adına, manevi ve insani değerlerden koparmak için nice milyar Euro ve Dolar harcayarak şirk plan ve projeler geliştirmekte ve yok oluşa yüz tutmuş batıl sistemlerini koruma peşindeler.

 

Burada din derdi olan değerli Âlimlerin bilinçli çalışmalar yaparak sağlıklı plan ve projeler uygulayarak İslam’ın ve insanlığın umudu olan özellikle Z Kuşağı yeni nesil gençliğin hem dini hem günümüz dünyasının sorunlarına cevap verilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !