24 Ekim 2020 Cumartesi Saat:
23:49
06-03-2020
  

Ahlak Sohbetleri 33. Bölüm

Ayetullah Mekarim Şirazi'nin Ahlak Dersleri – Kum/Mart/2020

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

 

 

 

Geçtiğimiz haftalarda hayâ konusuna devam ederek hayânın çeşitli kısımlarını ele almıştık. Konunun daha iyi anlaşılması için bu dersimizde ele alacağımız şu önemli hadise dikkat buyurunuz:

 

Peygamberimiz (saa) buyurmuştur: “Ahlakî erdemler on şeyde toplanmıştır.

 

1. İlki dürüstlüktür. Bütün Peygamberlerin dürüstlüğün üzerinde durduğu göze çarpar.

 

2. İkincisi savaşta sadık olmaktır.

 

3. Peygamberin buyurduğu üçüncü özellik; ihtiyaç sahibi birini eli boş göndermemektir. İmkân varsa maddi yardımda bulunulmalı, yoksa duruma göre yardım edilmelidir. Ancak her hâlükârda ihtiyaç sahibi eli boş gönderilmelidir.

 

4. Biri iyilik yaptığında, yaptığı iyiliğin farkında olmak. İnsanların iyilik ve hizmetleri unutmamalı, hatta karşılıkları verilmelidir. Bazıları yalnızca diğer insanların kendilerine hizmet etmesi gerektiğini ve bunun karşılığında da bir şey yapmaları gerekmediğini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Bu, İslami ahlakla uyuşmaz!

 

5. Emanete riayet etmek. Daha önceden de belirttiğimiz gibi emanet sadece maddi emanet değildir. Elbette maddi emanet de çok önemlidir. Ancak emanetin anlamı çok geniştir. Ülke, ömür, evlat, Kur’an, Ehl-i Beyt’in sözleri, İslami düzen gibi şeyler de emanet dairesi içindedir.

 

6. Sıla-i rahim. Sıla-i rahimin dereceleri vardır, tıpkı akrabaların da dereceleri olduğu gibi. En yakın akrabaları her hafta ya da her ay görmeye gitmek gerekir, bunun yanında bazen mali yardımda bulunmak gerekir. Bazı akrabalar ise telefon ile aranıp hal hatırları sorulabilir. Kısacası ne olursa olsun sıla-i rahimi terk etmemek gerekir.

 

7. Komşunun haklarına dikkat etmek. İslam kültürüne göre komşu komşudan habersiz olmamalıdır. Ne yazık ki bozuk batı kültürü insanların komşularından habersiz olmalarına sebep olmuştur. Bazen yirmi yıl duvarları bitişik olan komşuların birbirlerinden habersiz olduklarını görüyoruz. Komşunun –hatta uzak komşunun- komşuları üzerinde hakkı vardır.

 

8. Arkadaşı gözetmek. Arkadaş yalnızca iyi zamanda arkadaşının yanında olmamalıdır. Arkadaşın zor zamanlarında da yanında olmalı ve onu gözetmelidir.

 

9. Misafire değer vermek. Peygamberimiz misafirperver olmamız gerektiğini nasihat etmiştir. Zira misafiri, Allah göndermiştir. Misafir rızkını kendisiyle beraber getirir ve ev sahibinin günahlarını kendisiyle beraber götürür. Bu nedenle misafir Allah’ın nimetlerinden biridir, gelişinden rahatsız olmamak gerekir.

 

10. Ahlaki özelliklerin en başı ise hayâdır.  Bunun anlamı şudur; eğer hayâ olmaz ise sayılan diğer ahlaki özellikler sarsıntıda olacaktır. Günahları engelleyen bu duvar (hayâ) yıkılırsa diğer ahlaki özellikler de yıkılacaktır. Evet! Allah’tan hayâ etmek, Allah’ın yarattıklarından hayâ etmek, iki tarafımızdaki meleklerden hayâ etmek, insanın kendi vicdanından hayâ etmesi… Bunlar olmazsa çeşitli sapkınlıklar toplumda oluşmaya başlayacaktır.

 

Hayânın Yok Olmasının Sebepleri

 

Bazı kimseler bilerek hayâ duvarını yıkıyorlar. Bazıları ise bilmeyerek veya dikkatsizlikten hayâ duvarının yıkılmasına sebep oluyorlar. İki tarafın bu davranışlarının etkisiyle insanların günahtan uzak durma hali ortadan kalkıyor ve insanlar rahatça günah işliyor. Hayâ duvarının yıkılmasının çeşitli sebepleri vardır. Bizler birkaç örneği burada zikredeceğiz.

 

Aşikâr Günahlar

 

Günahı alenî bir şekilde işlemek, çirkinlikleri açıkça sergilemek hayânın ortadan kalkmasına sebep olur. İslam’da günahın aleni bir şekilde işlenmesinin karşılığında ağır ceza olmasının sebebi budur! Bir kimse hicapsız bir şekilde giyerek hayâ duvarının yıkılmasını hedeflerse ve hicapsızlığı sıradanlaştırırsa, bu kimsenin cezası da sıradan olmayacaktır. Bunun cezası ağırdır!

 

Kötü İçerikli Roman ve Hikâyeler

 

Bazı batılı yazarlar veya ülke içinde imanı olmayan satılık kalem sahipleri kötü içerikli hikâyeler yazarak/yayınlayarak hayâ duvarının yıkılmasına; böylece toplumun bozulmasına neden olmaktadır.

 

Değerlere Kast Eden Filmler

 

Bazen dolaylı olarak bazen de doğrudan sapkınlık içeren bazı filmler yapılıyor. Değerleri hiçe sayan bu tür filmler de hayânın yok olmasına neden oluyor. Biz bazı film ve dizi yapımcılarına devlet televizyonunda yayınlanan bazı film ve diziler için itirazda bulunuyoruz.

 

Hatta bazen çizgi filmler için bile bu durum söz konusu olabilir. Örneğin bir çizgi filmde hicapsız bir kadın varsa, onu izleyen çocuğun zihninde hicapsızlığın kötü oluşu ortadan kalkar. Bu yoldan hayâyı daha kolay yıkacaklarına çok inanıyorlar.

 

Sosyal Ağlar ve Sanal Ortam

 

Saydıklarımızdan daha kötü olanı ise sanal ortamdır. Zira herkesin elinin altındadır -hatta çocukların bile- Bu nedenle herkes için tehlike söz konusudur. Elbette sanal ortam bilgiye erişim ve diğer olumlu yönleri için kullanılabilir. Ancak onu icat edenler bunun için icat etmediler! Hedefleri sapkınlıkları, kötülükleri ve çirkin şeyleri toplumlara enjekte etmektir.

 

Sosyal Ağları Islah Etmenin Gerekliliği

 

Acaba batılıları körü körüne taklit etmeyi bırakmanın zamanı gelmedi mi? Batının kırmızıçizgisi yoktur; paraya ve hedeflerine ulaşmak için her şeyi yaparlar. Ancak biz insanız, insanların kırmızıçizgileri olur ve onların dışına çıkmaz. Acaba sapkınlıklara yol açan sosyal ağları ıslah etme konusunda ciddi bir çalışma yapmanın zamanı gelmedi mi?

 

Soru: Sizce sosyal ağları ıslah etmek mümkün mü?

 

Cevap: Tabi ki mümkün! Bu konuyla ilgili Kum ilim Havzası’ndan bir grup uzun zaman ilgilenerek, uygulanabilir çalışmalarını sundular. Fakat ne yazık ki bir düzenleme getirilmesi noktasında pek çaba gösterilmiyor! Gerekli çaba gösterildiği takdirde, yapılması imkânsız bir iş değil. Elbette düzenlemeden kasıt yalnızca filtre kullanmak değil. Bu konuda, yetkililer ülkemizin çocuklarına ve gençlerine merhamet edip adımlar atmalıdır. Aksi takdirde gözlerini bir açacaklar ki -Allah korusun- fesat her yanı sarmış! O durumda ise sorunu çözmek çok daha zor olacaktır.

 

Problemler başladığında ilk aşamada müdahale edince problem çözülebiliyor. Fakat müdahale gecikirse çözüm daha da zorlaşacaktır. Bu nedenle bir an önce sosyal ağlara bir düzenleme getirilmelidir.

 

Çocukları Terbiye Etmek

 

"Ailede Ahlak" konusunun en önemli başlıklarından biri çocukların terbiyesidir. Bu konuya giriş yapmadan önce şu noktaya dikkat buyurunuz:

 

Toplumun Sayıca Çokluğu mu, Azlığı mı?

 

İslam, toplumun sayısının artmasını mı buyurur, azalmasını mı? Birçok ayet ve rivayeti dikkate aldığımızda Müslümanların düşman karşısında sayıca çok olması gerektiği sonucuna varırız. Sayıca çok olan toplumların sözü her zaman daha etkilidir. Aynı şekilde hangi toplumda akıllı, bilinçli ve zeki birey sayısı fazlaysa onlar daha başarılı olacaklardır. Örnek olarak Almanya ve Japonya'yı gösterebiliriz. Almanya ikinci dünya savaşından sonra harabeye dönmüştü. Fabrikalar, köprüler, sanayi ve altyapı yerle bir olmuştu. Japonya'nın da Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atom bombası atarak bu iki şehrin kabristana dönmesine sebep olmuşlardı. İlginçtir ki atom bombasını atanlara "Siz hem insan haklarından bahsedip hem de nasıl bu saldırıyı düzenlersiniz?" diye sorduklarında, utanmadan "Biz atom bombası atmasaydık savaş daha uzun sürecekti. Bizim hedefimiz insanlığa hizmet etmekti" diye yanıtladılar! Kısacası bu iki ülke yerle bir oldu. Ancak çalışkan topluluğa sahip oldukları için bir süre sonra dünyanın en önemli ekonomilerinden birine dönüştüler. Bazı Almanlar "Ülkemize saldıranlara teşekkür borçluyuz. Onların sayesinde eskimiş sanayimizi yeniledik. Daha güçlü hale geldik" diyordu.

 

İnsan, toplumların sermayesidir. İslam bu önemli sermayeye çok önem vermiştir. Bir toplumda çalışkan insanların sayısı arttıkça seçkinlerin de sayısı artacaktır. Seçkinlerin sayısının artması da topluma çok fazla fayda sağlayacaktır.

 

Ne yazık ki geçmişte bizim toplumumuzu kandırdılar. Her şehrin girişine "Daha az çocuk, daha iyi yaşam" yazılı afişler astılar. Bu ilanlarla insanları çocuğa önem vermemeye davet ediyorlardı! Hatta hastanelerde kadın ve erkeklere ücretsiz tıbbi işlem yapılıyordu evlat sahibi olamasınlar diye! (Belki de hala bunu yaptıran kadın ve erkekler vardır. Kim bilir belki de bununla iftihar ediyorlardır!) Bu hatalı siyaset toplumumuzun sayısının azalmasına neden oldu. Şimdi ise onu telafi etmeye çalışıyoruz. Tabi ki telafisi kolay bir iş değil. Bu yanlış siyaset yüzünden toplumumuzun nüfusunun ileride yaşlı nüfus ağırlıklı olacağını söylüyorlar.

 

Allah'a şükürler olsun İslamî nizam sayesinde insanlar uyandı ve bu yanlış siyaseti telafi etmeleri gerektiğini anladılar. Bazıları diyor ki toplumun sayısının artması; daha fazla yemek, ev, eğitim, sağlık alanı anlamına geliyor. Biz de diyoruz ki bunları da artırmak gerek! Ülkemiz yüz yirmi milyon insana yetecek kapasitededir!

 

Kur'an-ı Kerim'e Göre Toplumun Sayısının Artması

 

Birçok ayette toplumun sayıca çokluğunun olumlu oluşuna dikkat çekilmiştir.

 

Hz. Nuh (as) Allah'a şunları arz etti:

 

"Onlara dedim ki: Rabbinizden bağışlanma dileyin! Çünkü O, günahları çokça bağışlayıcıdır. Bağışlanma dileyin ki üzerinize bol bol yağmur yağdırsın. Mallarınızı, evlatlarınızı çoğaltsın, size bağlar, bahçeler versin, sizin için ırmaklar akıtsın." Nuh/10, 11, 12

 

Hz. Nuh (as) o zamanda evladın Allah'ın nimetlerinden olduğuna işaret etmiştir.

 

Yüce Allah İsra Suresi'nin altıncı ayetinde şöyle buyurmuştur:

 

"Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık."

 

Allah bu ayette çocukların sayıca fazla olmasını hediye olarak ifade ediyor. Bu nedenle Kur'an'la çelişen "daha az çocuk, daha rahat yaşam" sloganına teveccüh etmeyiniz. 

 

Tevbe Suresi'nin altmış dokuzuncu ayetinde ise şöyle buyuruluyor:

 

"(Ey münafıklar!) Siz de, sizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha güçlüydüler ve malları da, çocukları da sizinkilerden daha çoktu."

 

Bu ayetten de anlaşıldığı üzere evladın sayısının çokluğu güç ile bağdaştırılmıştır.

 

Sonuç olarak Kur'an kültürüne göre daha çok evlat; daha rahat yaşam ve daha güçlü toplumdur.

 

İnşallah Allah'ın lütfu ile ve Hz. Masumlara tevessül ile bütün Müslümanların sorunları hallolur ve düşmanların şer planları kendilerine döner. 

 

Facebook da Paylaş
YORUMLAR
  • Aynur   09-03-2020 02:02

    İlahi amin. Rabbim hocamızın ömrünü uzun eylesin.(amin)

Kategorideki Diğer Haberler