22 Eylül 2019 Pazar Saat:
14:49
  

Abdest

Abdestte Ayakların Yıkanması

Facebook da Paylaş

 

 

 

 

Ehlader Araştırma Bölümü

 

Soru

 

Birinci soru: Ehl-i Sünnet abdestte ayağını yıkıyor ve ayağı yıkamanın farz olduğunu söylüyor ve kesinlikle bu farzdır. Şia ayağını mesh ederek niçin farzı terk ediyor? Farzın terk edilmesiyle büyük günah işlenmiş olmaz mı? İkinci soru: Siz Ehl-i Beyt Şiaları, Hz. Ali’nin (k.v) davranışlarına bağlısınız oysa Hz. Ali (k.v) ne farzı ne de sünneti terk ediyordu. Bilakis sürekli bunları yerine getiriyordu ama siz Şialar, namazda sünneti ve abdestte farzı terk ediyorsunuz! Bunu terk etmede deliliniz nedir?

 

Cevap

 

Her fırka ve grubun kendisini fırka-i naciye (kurtuluşa eren fırka) bilmeleri gayet doğaldır. Biz, sizin aksinize kendi yükümlülüğümüze boyun eğdiğimizi, farzı yerine getirdiğimizi ve Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin farzdan uzaklaştıklarını kabul ediyoruz ve bu iddiamızın delillerini Kur’ân ve rivayetlerle ortaya koyacağız.

 

Şia; Kur’ân, Ehl-i Beyt (a.s) ve büyük sahabelerden aldığı öğretilerden yararlanarak şöyle inanır. Abdest, iki yıkama ve iki meshten oluşur; önce yüz sonra dirsekten parmak ucuna kadar el yıkanır ve ardından önce baş sonra ayağın üzerine mesh edilir.

 

Söylediklerimize ek olarak biz, abdestin ibadetlerden olduğunu ve ibadetlerin ise “Tevkifî” olduğuna inanıyoruz. Tevkifî Allah Teâlâ’nın emriyle Allah Resulü’ne (s.a.a) Cebrail’in (a.s) öğrettiği, değiştirilemez olan demektir. Hiç kimsenin azaltıp çoğaltma hakkı yoktur ve tam olarak Resulullah’ın (s.a.a) abdest aldığı gibi abdest alınmalıdır. Bu surette her türlü delillendirmeler, nassın (Kur’ân ve sünnet) karşısında içtihat olacaktır.

 

Ehl-i Sünnet âlimlerinin bazıları şöyle diyor: Aklî açıdan yıkamak mesh etmekten daha uygundur; yıkamak temizliktir ve bu şekilde Âlemlerin Rabbi karşısında namaza durmak daha münasiptir. Ne var ki bu kıyastır ve kıyasın batıl olduğu ve ilmi bir yeri olmadığı kendi yerinde ispat edilmiştir.